Jitney türkçesi Jitney nedir

  • Nikel (argo terim).
  • Sabit düzenli bir güzergah üzerinde yolculuk yapan ve düşük ücret alan küçük yolcu otobüsü.
  • Beş sentlik madeni para.
  • Beş sent.
  • Ruhsatsız taksi.
  • Borsaya doğrudan erişimi olan bir simsarın erişimi olmayan bir simsar yerine alım satım gerçekleştirdiği yasal düzenleme.
  • 5-sentlik amadeni para.
  • Ücret karşılığında yolcu taşıyan motorlu taşıt.
  • Dolmuş.

Jitney ingilizcede ne demek, Jitney nerede nasıl kullanılır?

Jitneys : Dolmuş. Borsaya doğrudan erişimi olan bir simsarın erişimi olmayan bir simsar yerine alım satım gerçekleştirdiği yasal düzenleme. 5-sentlik amadeni para. Nikel (argo terim). Ücret karşılığında yolcu taşıyan motorlu taşıt. Beş sent. Beş sentlik madeni para. Sabit düzenli bir güzergah üzerinde yolculuk yapan ve düşük ücret alan küçük yolcu otobüsü. Ruhsatsız taksi.

Jit : Tam zamanında üretim. Aramallarının tam gerekli olduğu zamanda stoklamaya gerek kalmaksızın üretime sokulduğu esnek üretimin temel ögelerinden biri. krş. kalite kontrol çemberleri, sıfır hatalı üretim. İlk olarak belirli işlemci için yazıldığından dolayı komutları java dilinden o işlemci diline çeviren derleyici türü (platformdan bağımsız olan). Son dakikada (internet argosu). Tam zamanında.

 

Jitter : Heyecan. Punk dinleyen tip. Titreşme. Sorun yaratan tip. Sinirden titremek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinirlenmek. Stres. Seğirme. Sapma.

Jitterbug : Swing delisi. Swing dansı yapmak. Swing müziği delisi. Heyecanlı ve gergin tip. Deli gibi swing dansı yapmak. Caz müziği delisi.

Jitterbugged : Swing müziği delisi. Heyecanlı ve gergin tip. Swing dansı yapmak. Deli gibi swing dansı yapmak. Swing delisi.

Jitterbugging : Swing dansı yapma. Swing dansı yapmak.

Jitterbugs : Swing dansı yapmak. Swing müziği delisi. Swing delisi. Deli gibi swing dansı yapmak. Heyecanlı ve gergin tip.

Jittery : Gergin (kimse). Asabi. Korku içinde. Siniri tepesinde. Sinirli. Çok sinirli. Gergin.

Get the jitters : Korku duymak. Sinirli olmak. Çok heyecanlı olmak. Aşırı heyecanlanmak. Heyecandan ölmek. Çok heyecanlanmak.

Have the jitters : Sinirli olmak. Heyheyler geçirmek. Korkudan titremek. Gergin olmak.

İngilizce Jitney Türkçe anlamı, Jitney eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jitney ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roof : Damını yapmak. Üst kısım. Tavan. Yuva. Ev. Üstünü kapamak. Çatısını yapmak. Ruf. Çatısını örtmek.

Window : Radarı şaşırtmak için uçaktan saçılan mermi. Bir şeyi yapmak için elverişli zaman bölümü. Gösteriş. Vitrin. Pencere. Cam. Camekan. Pencere menüsü. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik.

Welled : Kaynamak. Fışkırmak.

Nickel : (içerde veya askerde geçirilen) beş yıl. Abd beş sentlik para. Nikel kaplamak (simgesi ni). Beş sent (amerikan ingilizcesi). Nikel. Nikel kaplamak. Beş sentlik para. Hücre zarı ve ribonükleikasit üretimiyle kan oluşumunda görevli, birçok enzim aktivatörünün yapısında bulunan, eksikliğinde büyüme ve döl veriminde azalmalara yol açan iz element.

 

Coach : Araba ile gezmek. Çalıştırıcı. Hazırlamak. At arabası. Antrenörlük yapmak. -i çalıştırmak. Eğitmek. Koç. Özel ders vermek. Yolcu otobüsü.

Double decker : İki katlı otobüs. İki katlı sandviç. İki güverteli gemi. Çift katlı ranza. İki ciltlik roman. İki katlı ev. Çift katlı otobüs.

Charged : Şarj edilmiş. Heyecan yaratan. Yüklü. Kafası dumanlı veya güzel. Heyecan dolu. Yükümlü kılınacak kişi. Yüklenmiş. Dolu.

Bus : Veri yolu. Birçok sayısal bellek öğesi ya da yazmaç arasında ortak bağlantı oluşturarak bunlar arasında veri aktarımı sağlayan teller kümesi. Genbini. Basbar. Ana yol. Otobüsle gitmek. Otomobil veya uçak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bara. Otobüsle taşımak.

Charabanc : Bazı çevrelerde hala kullanılan. Bir sürü yolcu taşıyan araç (fransızca'dan). (ingiliz kullanımı) tur otobüsü (fransızca'dan). Otobüs anlamında bir sözcük.

Jitney synonyms : passenger vehicle, public transport, motorcoach, jitneys, omnibus, autobus, minibus, gorged, trackless trolley, filled, fleet, school bus, motorbus, imbrued, stuffed, trolleybus, trolley coach.