Job offer türkçesi Job offer nedir

  • İş önerme.
  • İş teklifi.

Job offer ile ilgili cümleler

English: Why did you turn that job offer down?
Turkish: O iş teklifini neden geri çevirdin?

English: Ali certainly has had more than one job offer by now.
Turkish: Ali şu ana kadar birden fazla iş teklifi aldı.

English: The job offer still stands.
Turkish: İş teklifi hâlâ duruyor.

English: Ali accepted the job offer.
Turkish: Ali iş teklifini kabul etti.

English: Ali was excited about the new job offer since he'd felt stagnant and unappreciated in his current position, but when he told his boss that he was thinking about leaving, his boss told him that a promotion and a pay raise were in the offing if he would stay, so it left Ali in a quandary about what to do.
Turkish: Ali şu anki görevinde durgun ve takdir edilmemiş hissettiğinden dolayı yeni iş teklifi hakkında heyecanlıydı fakat patronuna ayrılmayı düşündüğünü söylediğinde patronu ona eğer kalırsa bir terfi ve zammın yakında olduğunu söyledi bu yüzden Tom'u ne yapacağı konusunda ikilem içinde bıraktı.

Job offer ingilizcede ne demek, Job offer nerede nasıl kullanılır?

Job : Zorluk. İş. Meslek. Kiralamak. Güçlük. Görevi kötüye kullanmak. Komisyonculuk yapmak. Zimmetine geçirmek. Kiraya vermek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.

 

Offer : Fiyat teklifi. Bildirmek. Sözleşmeyi yapabilmek için karşılıklı olarak ileri sürülen gerekli istem. Ortaya çıkmak. Yazılı veya sözlü bir sözleşmenin bağıtlanabilmesi için karşı tarafa yapılması gerekli ilk irade bildirimi. İcap. İkram etmek. Önermek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Arz.

Job accounting : İş muhasebesi.

Job action : İş eylemi.

Job advertisement : İş ilanı.

Job analysis : İş analizi. İş tahlili.

Job allocation : İş paylaştırma. İş dağılımı.

İngilizce Job offer Türkçe anlamı, Job offer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Job offer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Propositions : Öneri. Mesele. Sav. Önerme. Plan. Teklif. İfade. Cümle. Uygunsuz teklif.

Proposition : Sav. Uygunsuz teklifte bulunmak. Bir mantık dizgesine göre çeşitli doğruluk değerleri alabilen dilsel deyişler. Öneri. Uygunsuz teklif. Kaziye. Sevişme teklifi. Bir yargı içeren, doğru ya da yanlış olabilen sav. Cümle. Sorun.