Juveniles türkçesi Juveniles nedir
Juveniles ingilizcede ne demek, Juveniles nerede nasıl kullanılır?
Juvenile book : Çocuk kitabı.
Juvenile cellulitis : Aynı anneye ait, süt emen bir veya daha fazla köpek yavrusunda görülen, yüz, baş ve kulak derisinde kabartı, sivilce, kabuklanma, kıl dökülmesi ve çene altı lenf yumrularında irinleşmeyle belirgin, genellikle streptokok türleri izole edilse de, nedeni kesin olarak bilinmeyen deri enfeksiyonu, köpek eniklerinin steril granülomlu dermatitisi ve lenfadenitisi, köpek eniği pyoderması. Köpek eniği sellülitisi.
Juvenile court : Çocuk mahkemesi. Çocuk mahkemeleri.
Juvenile delinquency : Çocuk suçluluğu. Yaş bakımından yasalar önünde daha ergin sayılmayan gençlerin toplum kurallarına aykırı eylemlerde bulunmaları durumu. Gençlik suçluluğu. Çocuk suçları. Reşit olmayanın suçluluğu. Çocuğun suç işlemesi.
Juvenile delinquent : Suçlu çocuk. Çocuk suçlu.
Juvenile delinquents : Çocuk suçlu. Çocuk suçlular.
Juvenile fish : Genç balık. Juvenil balık. Balıkçık.
Juvenile pyoderma : Köpek eniği pyoderması. Köpek eniği sellülitisi. Juvenil piyoderma. Yaş ve kuru formlarda görülen özellikle genç köpeklerde ekseri ikiz yavrularda görülen akut irinli bir deri yangısı.
Juvenile labour : Çocuk işçi.
Juvenile pustular psoriasiform dermatitis : Juvenil püstüler psoriasiform dermatitis. Pitiryazis rozea.
İngilizce Juveniles Türkçe anlamı, Juveniles eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Juveniles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Greenest : Yeşertmek. Taze. Yelve. Yeni. Yeşil alan. Rengi atmış. Toy. Yeşillendirmek. Yeşil. Ham.
Babies : Yavru. Bebek. Eser. Piliç (kız). Bebekler. Çocuksu kimse. Sorumluluk.
Sapling : Fidan (epey boy atmış). Fidan. Körpe ağaç. Genç çocuk. Delikanlı.
Saplings : Körpe ağaç. Fidan. Delikanlı. Fidan (epey boy atmış). Genç çocuk.
Bairns : Çocuk (isk.).
Jejune : Gıdasız. Manasız. Anlamsız. Çorak. Zayıf. Kuvvetsiz. Yavan. Besleyici olmayan. Basit. Verimsiz.
Bantling : Yumurcak. Bebek. Ufaklık.
Child : Velet. Mecazi anlamda. Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Çaylak. Küçük. Seyahatte. Soy bakımından oğul veya kız. Bala. Küçük yaştaki oğlan veya kız.
Juvenile : Jön. Delikanlı. Yavru. Gençliğe ait. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gençlere özgü. Gençlik. Genç erkek rolü. Juvenil.
Ladler : Kepçeyi sıvının içine batıran ve servis yapan kimse. Garson. Yarak. Genç erkek. Kızan. Dil edinim düzeneği. Erkek çocuk. Delikanlı. Genç adam.
Juveniles synonyms : brat, little, bambinos, boyos, bairn, childing, children, juniors, sophomoric, junior, lad, brats, baby, immature, juvenile book, boyo, bambino, green, puerile, in petticoats, babying, adolescents, babied, adolescent, ladlers.
Juveniles zıt anlamlı kelimeler, Juveniles kelime anlamı
Mature : Tekemmül etmek. Tekamül etmek. Matür. Kemale erdirmek. Büyüme ve gelişimini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış, matür. Kemale ermiş. Olgunlaştırmak. Pişmek. Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. matür.
Adult : Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Yetişkin. Bedensel, ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse. yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan. Büyümüş. Erin. Erişkin. Oluşmuş, gelişimini tamamlamış. bir böceğin olgun, seksüel olarak etkin, genellikle kanatlı son gelişim evresi. Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Er kişi. Yetişkin kişi.

Bu kısımda Juveniles kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Juveniles ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Juveniles anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Juveniles ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.