Kötene nedir, Kötene ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Çizme kalıbı.
Çocuk ayakkabısı.
Koyun ve keçilerin yağlı bağırsağı.
Kötene anlamı, tanımı
Köte : Hayvanların karınlarının altında olan şiş, bir çeşit çıban. Demir
Köten : Hayvanların karınlarının altında olan şiş, bir çeşit çıban. Pulluk, büyük saban. [Bakınız: kötay]. Hayvanların boğazlarının altında çıkan bir çeşit öldürücü çıban, şişlik. Büyük saban. Pulluk. Pulluk. (Büyükdivan köyü Çorum; Amasya; Kızılca Bor Niğde). Kara saban. (Bursa; Beyağıl Ulukışla Niğde).
Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.
Keçiler : Keçileri ve çeşitli koyun türlerini içine alan, dağlık, kayalık yerlerde yaşayan, hafif yapılı, çevik, geviş getiren hayvanlar sınıfı.
Ayakkab : Ayakkabı.
Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.
Yağlı : Üzerinde ya da içinde yağı olan. Yağı çok olan. Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan. Bol ve kolay kazanç sağlayan. Yağla yapılmış. Besili, semiz.
Kalıb : Resim. Mühür.
Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.
Çizme : Çizmek işi. Koncu diz kapaklarına kadar çıkan bir ayakkabı türü.
Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
Kalı : Halı.
Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.
Çocu : Çocuğu.
Koyu : Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.).
Keçi : Geviş getirenlerden, eti, sütü, derisi ve kılı için yetiştirilen, memeli dişi hayvan (Capra hircus). İnatçı.
Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Diğer dillerde Köşeyaprağı anlamı nedir?
Almanca'da Köşeyaprağı ne demek ? : eckblatt

Bu kısımda Kötene nedir? Kötene ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kötene tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kötene hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.