Küçük ışıldak nedir, Küçük ışıldak ne demek
Küçük ışıldak; Sinema, Tiyatro alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
100-200 W gücünde ışıldak.
Tiyatro'daki anlamı:
Küçük aynalı, yöresel ışıklama lambası. 250 - 500 watt'lıktır.
Küçük ışıldak anlamı, tanımı
Işıl : Işıklı. Işıldayan, parlak. Işıldayan, parlayan
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.
Işıldak : Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör. Parlayan, ışıltılı.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Yöresel ışıklama : Sahne üzerinde yalnızca belli bir bölgeyi aydınlatma. Yalnızca küçük bir alanı ya da noktayı aydınlatma.
Küçük ay : Şubat ayı, gücük ay.
Işıklama : Çevirim sırasında, aydınlatılmış olan konunun görüntüsünün duyar kat üzerine belirli bir süre düşerek etkilemesi.
Wattlık : Watt olarak ölçülen elektriksel güç tutarı.
Yöresel : Belli bir yöre ile ilgili, yerel, mahallî, mevzii, lokal. Belli bir yöreye özgü.
Aynalı : Aynası olan. Parlak yüzlü, yakışıklı, güzel.
Lamba : Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet. Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul. Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti.
Gücün : Dara dar. Güçlükle, ancak, zorla.
Watt : Değeri 1 joule/sn. olan elektriksel güç birimi.
Gücü : Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.
Ayna : Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.
Yöre : Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un.
Işık : Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.
Diğer dillerde Küçük ışıldak anlamı nedir?
İngilizce'de Küçük ışıldak ne demek ? : inky dink, inky, dinky-inky, baby spot

Bu kısımda Küçük ışıldak nedir? Küçük ışıldak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Küçük ışıldak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Küçük ışıldak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.