Küresel gökbilim nedir, Küresel gökbilim ne demek

Küresel gökbilim; Astronomi alanında kullanılan bir kelimedir.

Astronomi'deki terim anlamı:

Gökbilimin bir kolu. Gökcisimlerini gökküresi üzerinde birer nokta olarak alan, küre üzerindeki yerlerini, devinmelerini, aralarındaki uzaklıkları (açı olarak) inceleyen bilim.

Küresel gökbilim tanımı, anlamı

Gökbilim : Gökcisimlerinin uzaydaki durumlarını, devinimlerini, doğabilimsel - kimyasal yapılarıyla inceleyen bilim dalı. Gökcisimlerini inceleyen bilim

Küres : Güreş.

Küre : Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim. Madenci ocağı, maden fırını. Yeryüzü, dünya. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Küresel : Küre ile ilgili olan. Küre biçiminde olan, kürevi. Dünya ölçüsünde geniş bir bakış açısıyla benimsenen, global.

Gökküresi : Yarıçapı sonsuza uzanmış yermerkezli küre. İç yüzü bizim için gökyüzü olarak kabul edilir. (bk. şekil G. 68).

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Devinme : Devinmek işi.

Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Birer : Herkese bir.

 

Nokta : Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer.

Devin : Hareket, kımıldanış. Çaba, gayret.

Bilim : Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

Bili : Bilgi.

Bire : Epeyce, iyice, usule uygun şekilde. Birer. Oğlan. Nisan. Bira. Pire. Bire!, Bireh!. Takke. (Cihangazi Bozüyük Bilecik). Hey! ey! be! aman!.

Aral : Harar, büyük çuval. Sıra dağlar. İki şey arası, ortası. Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada. Sıradağlar.

Devi : Deve. Tokacın iki ölünokta arasında gittiği yol.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

Diğer dillerde Küresel gökbilim anlamı nedir?

İngilizce'de Küresel gökbilim ne demek ? : spherical astronomy