Kılıç hakkı nedir, Kılıç hakkı ne demek
Kılıç hakkı; Tarih alanında kullanılan bir sözcüktür.
Tarih terimi olarak anlamı:
Timarlann üç ya da altı bin akçelik bölümü.
Kılıç hakkı anlamı, tanımı
Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.
Kılı : Ufak tefek, çelimsiz. Dana. Şakacı, güldürücü kişi. Çocuk oyununda bir süre için oyundan ayrılanın yerine koyduğu iz, bel.
Kılıç : Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah. Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası. Bu silah kullanılarak oynanan, hedef bölgesi baş, gövde ve kollar olan bir tür kılıç oyunu.
Akçeli : Paraya bağlı, parayla ilgili, mali.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Timar : 1.Ağaç bakımı (budama, belleme vb.). 2.Hayvan bakımı. Bölge. Anadolu Selçukluları ve Osmanlılarda, yıllık geliri 3.000-20.000 akçe tutan toprak dirliği. Vaktiyle, sipahi denilen asker sınıfına verilen beylik arazi. Erzurum ili, Pasinler belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Van ilinde, Gevaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
Tima : Küçük köpek yavrusu.
Bölü : Bölme işlemini gösteren / veya : işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.
Altı : Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.
Akçe : Küçük gümüş para. Her tür madenî para, akça.
Bin : Dokuz yüz doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Pek çok, çok sayıda. On kere yüz, dokuz yüz doksan dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 1000 ve M rakamlarının adı.
Üç : İkiden sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 3 ve III rakamlarının adı. İkiden bir artık. Üç (bk. üc, üj, üş).
Ya : "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.
Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.
Diğer dillerde Kılgısal zeka anlamı nedir?
İngilizce'de Kılgısal zeka ne demek ? : practical intelligence


Bu kısımda Kılıç hakkı nedir? Kılıç hakkı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kılıç hakkı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kılıç hakkı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.