Kırçıllaşmak nedir, Kırçıllaşmak ne demek

  • Kırçıl duruma gelmek

"Kırçıllaşmak" ile ilgili cümle

  • "Kasketinden taşmış siyah saçları yakına gelince çok kırçıllaştı." - S. F. Abasıyanık

Kırçıllaşmak anlamı, tanımı:

Kırçıl : Kırlaşmaya başlamış, kır renkli. Bu renkte saçı olan.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Gelme : Yetişme. Gelmiş olan. Gelmek işi. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

Gelmek : İzlemek, takip etmek. Belli bir zamana ulaşmak. Başlamak, ortaya çıkmak. Ulaşmak, varmak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Uygun düşmek. Dayanmak, tahammül etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Görünmek, sanılmak. Kadar olmak. Sonuç çıkmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Uymak. Biriyle birlikte gitmek. Belli bir süre dolmak. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Olmak, -e uğramak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Düşmek, rast gelmek. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Ortaya çıkmak, doğmak. Türemek. Herhangi bir sırada bulunmak. Mal olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Getirmek. İsabet etmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Çıkmak, yönelmek.