Kırmızı pulpa nedir, Kırmızı pulpa ne demek

Kırmızı pulpa; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Dalağın kanla dolu venöz sinüslerle kırmızı pulpa alanlarından oluşan bölgeleri. Kırmızı pulpa alanlarında retikulum hücreleriyle retikulum iplikleri ve boşlukların içerisinde ise beyaz pulpadan gelen lenfositler, plazma hücreleri, granülosit, monosit, trombosit ve makrofajlar gözlenir.

Teknik terim anlamı:

Dalakta eritrositlerin yoğun bulunduğu, süzüldüğü ve hasarlı olanlarının kan dolaşımından alındığı kısım.

Kırmızı pulpa anlamı, kısaca tanımı

Kırmı : Kene

Pulpa : [Bakınız: diş özü]. Bir şeyin içindeki öz kitle, öz.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Retikulum iplikleri : Bağ dokusunda bulunan, gözenekli ağları oluşturan, PAS boyası ve gümüşlemeyle belirlenen en ince III. tip kollajen iplikler.

Retikulum hücreleri : Bağ dokusunda ve hemopoyetik organlarda yer alan, çeşitli sitoplazmik uzantılara sahip ve fagositoz güçleri zayıf olan hücreler.

Kan dolaşımı : Kalbin sürekli olarak kasılıp gevşemesiyle kanın damarlar içinde yer değiştirmesi, dolaşım, deveran, deveranıdem.

Venöz sinüs : Kafa içindeki endotel hücreleriyle örtülü toplardamar kanalı.

 

Beyaz pulpa : Dalakta, lenfosit ve antijen tanıtıcı hücrelerin, arteriyollerin çevresinde oluşturdukları bölge. Dalak pulpasında arteria splenica’nın küçük dalları çevresindeki lenfoit doku kümelerinin oluşturduğu bölüm. Dalakta lenf folikülleri ve lenfoid dokunun oluşturduğu kordonlar. Beyaz pulpada T ve B Lenfositler, plazma hücreleri, makrofajlar ve antijen sunan hücreler bulunur.

Lenfositler : Kanda ve lenfte bulunan, tek çekirdekli, küçük, renksiz, bağışıklık olaylarına giren bir kan hücresi tipi. B lenfositleri, T lenfositleri ve bu grupta sayılan doğal öldürücü hücreler (NK) oarak gruplandırılırlar. Ayrıca plazma zarlarındaki reseptörlere göre ve salgıladıkları sitokinlere göre de alt gruplara ayrılırlar. Lenf hücresi.

Granülosit : Sitoplazmalarında yaygın granüller bulunan nötrofil, eozinofil ve bazofil lökositler.

Retikulum : [Bakınız: börkenek]. Börkenek.

Eritrosit : Alyuvar.

Trombosit : Kan pulcuğu. [Bakınız: kan pulcuğu]. [Bakınız: plâket].

Makrofaj : Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır.

 

Lenfosit : Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan hücresi.

Hasarlı : Hasara uğramış.

Monosit : Oval ya da at nalı şeklinde bir çekirdeği olan, farklılaşarak makrofajları oluşturan ve dokular arasına geçen, fagositoz yapan büyük kan hücresi. Oval veya at nalı biçiminde bir çekirdeği olan, farklılaşarak makrofajları oluşturan ve dokular arasına geçen, fagositoz yapan büyük kan hücresi. Kanda bulunan, kemik iliği kökenli, oval veya böbrek benzeri görünümde tek çekirdekli, sitoplazmasında azurofilik granüller içeren, fagositoz yapabilen en büyük beyaz kan hücreleri. Dokulara göç ederek kuvvetli fagositik aktiviteye sahip olan ve kronik enfeksiyon hastalıklarında sayıları artan makrofajlara dönüşür ve kanda yaklaşık 24 saat süreyle kalırlar. Kanın büyük, tek çekirdekli ve renksiz olan bir tip gözesi.

Dolaşım : Dolaşma işi. Dolanım. Kan dolaşımı.

Diğer dillerde Kırmızı pulpa anlamı nedir?

İngilizce'de Kırmızı pulpa ne demek ? : red pulp, pulpa rubra