Kıyıcı nedir, Kıyıcı ne demek

  • Kıyma işini yapan kimse.
  • Kıyılara vuran enkazı devletten aldığı izinle toplayan kimse.
  • Gaddar

"Kıyıcı" ile ilgili cümleler

  • "Tütün kıyıcısı."

Kıyıcı kısaca anlamı, tanımı:

Kıyı : Issız, tenha yer. Kara ile suyun birleştiği yer. Sahil. Kenar, periferi.

Kıyıcılık : Kıyıcı olma durumu. Kıyıcının yaptığı iş.

Kıyıcılık etmek : Gaddarlık etmek, gaddarca davranmak.

Kıyma : Kıymak işi. Çekilmiş et. Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Gaddar : Acıması olmayan, başkalarına haksızlık eden, merhametsiz, katı yürekli, insafsız davranan, kıyıcı.

Enkaz : Yıkıntı, döküntü, çöküntü.

Devlet : Mutluluk. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Büyüklük, mevki. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Talih.

İzin : Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil. Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Kıyıcığından geçmek : Görüp geçirmek: Böyle olduğumuza bakma, biz de bolluk içinde yaşamanın kıyıcığından geçtik.

Kıyıcık : Pek yakın, komşu yer. Rize ili, Fındıklı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Trabzon ili, Of belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

 

Kıyıcılık tiyatrosu : Antonin Artaud'nun 1938'de öne sürdüğü, oyunculuğu bilincin yok edildiği trans durumuna kadar götüren, dolayısıyla oyuncuyu yok eden ve seyredeni şoka uğratacak sahneleri kapsayan aşın bireyci tiyatro anlayışı. Arthur Antoine'ın (1896-194 ileri sürmüş olduğu bir tiyatro türü. "Le Théâtre et son double" adlı yazısında tümcül tiyatro ister. Bu sırada da us'dan vazgeçer.

Diğer dillerde Kıyıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Kıyıcı ne demek? : cutting, mincing, chopping; pitiless, merciless, cruel

Fransızca'da Kıyıcı : cruel/le, féroce

Almanca'da Kıyıcı : unmenschlich

Rusça'da Kıyıcı : n. резальщик (M), тиран (M)