Kabah nedir, Kabah ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Göz kapağı.
Sırt.
Omuz.
Vücudun yanı.
Kabah ile ilgili Cümleler
- Meredith'in kabahati değildi.
- Eğer bu konuda ben haklıysam sen ve sülalen dünyada da ahirette de yansın, sen haklıysan ben yanayım kabahatin yoksa ikimiz de mutlu olalım.
- Kabahat bende ki bu sırrı sana söyledim.
- O, atı kızdırıyor, çileden çıkarıyor diye, bütün kabahati seyisinde buluyordu.
- Hayır, kabahatin bende olduğunu düşünmüyorum.
- Bu işte kabahati sobaya yüklemek lazım geliyor.
- Bu kabahati işlemiş, bu akşam tütsüyü, şerbeti unutmuştum.
Kabah ile ilgili Atasözü veya Deyim
ibadet de gizli, kabahat de : yapılan iyilikler göstermelik olmamalı, işlenen suçlar, ayıplar açığa vurulmamalıdır anlamında kullanılan bir söz.
kabahat işlemek (veya etmek) : suç olacak, kusur sayılacak bir iş yapmak.
kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz : hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez anlamında kullanılan bir söz.
kabahati (birinde) bulmak (veya aramak) : bir kusur, suç aramak.
kabahati (birine veya bir şeye) yüklemek : işlediği bir suçu başkasının üzerine atmak.
kedinin kabahatini önüne koyarlar, öyle döverler : cezalandırılan kimse suçunun ne olduğunu bilmelidir ki o suçu bir daha işlemesin anlamında kullanılan bir söz.
özrü kabahatinden büyük : bir suç veya kabahat için özür dilerken daha büyük suç işleyen kimseler için söylenen bir söz.
Kabah anlamı, tanımı
Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli
Kabahamırlı : Saçta pişirilen mayalı ekmek.
Kabahar : Kuvvetli, harlı ateş. Hızlı, dörtnala (hayvanın koşması için).
Kabahıdır : Diyarbakır şehrinde, Ovabağ nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Kabahöyük : Tekirdağ kenti, Hayrabolu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Kabahat : Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet. Hafif hapis, para cezası veya meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç.
Kabahatli : Kabahati olan, kusurlu, suçlu, töhmetli.
Kabahatlilik : Kabahatli olma durumu.
Kabahatsiz : Kabahati olmayan, kusursuz, suçsuz.
Kabahatsizlik : Kabahatsiz olma durumu.
Göz kapağı : Göz yuvarlarının önünde bulunan, birbirine yaklaşarak gözü örten, kenarlarında kirpikler bulunan koruyucu organ.
Kapağ : Kapak.
Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.
Omuz : Boynun iki yanında, kolların gövdeye bağlandığı bölüm.
Sırt : Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.
Göz : Görme organı, basar. Bakış, görüş. Çekmece. Delik, boşluk. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bölüm, hane. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Oda. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Terazi kefesi. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Nazar. Bazı yaraların uç bölümü.
Diğer dillerde Kabadil anlamı nedir?
İngilizce'de Kabadil ne demek ? : slang

Bu kısımda Kabah nedir? Kabah ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kabah tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kabah hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.