Kabala nedir, Kabala ne demek

Kabala; bir ticaret terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır. kökeni arapça, ingilizce dillerine dayanır.

  • Doğaüstü varlıklarla ilişki kurma sanatı.
  • Bu öğretinin yandaşlarının tamamı.
  • Götürü, toptan.
  • Yahudilerde, yazılı olarak konulmuş olan Tanrı kanunlarının yanında, ağızdan ağıza geçen din buyruklarının, İbrani felsefesinin ve efsane yazılarının tamamı

Yerel Türkçe anlamı:

Toptan, götürü, hepsi birden.

Kolay: Kabala mı sandın ?

Ölçeğin ağzına dek dolu olması, tepeleme: Arkadaş sözümüz ölçeklerin üzeri kabala olacak değil mi?

Felsefi anlamı:

ya da

yüzyıl) evrenin yaratılışı ile ilgilidir.

(İbr. Kabbalah - alınmış şeyler; gelenek) Yahudilerin yazılı olarak konulmuş olan Tanrısal yasaları yanında ağızdan ağıza geçen dinsel buyrultuları. İbranî felsefesinin ve söylence (mithos) yazılarının toplamı. // Tarihleri kesin bilinmiyor; en eskisi (

İngilizce'de Kabala ne demek? Kabala ingilizcesi nedir?:

cabala

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Mardin ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Kabala hakkında bilgiler

Kebele veya Kabala (Azerice: Qəbələ), Azerbaycan'da şehir. Kebele Rayonu'nun idarî merkezidir.

Kebele, bölgede antik zamanlarda yerleşmiş Albanya devletinin ilk başkenti olmuştur.

 

Günümüzdeki Kebele şehrinden 20 km güneybatıda yerleşmiştir. Şehrin M.S. 5. yüzyılda Sasani hükümdarı I. Kavad tarafından kurulduğunu yazan kaynaklar da vardır. Bir ara Kafkas Albanyası'nın başkenti olmuştur. Arap döneminde çok gelişmiş ve Kafkasya'nın büyük şehirlerinden birisi olmuştur. 1221 yılında Moğollar tarafından yağmalanmıştır.

1991'den önce Kutkaşen adı ile tanınmıştır.

Kabala ile ilgili Cümleler

  • Çok kabalaşmıyor musun?
  • Ali niyetinin kabalaşmak olmadığını söyledi.
  • Kabalaşıyorsunuz!

Kabala tanımı, anlamı:

Kabalacı : Kabala (I) konusunda uzmanlaşmış kimse, kabala ile uğraşan kişi. Kabala (II) iş yapan kimse.

Kabalak : Kabak yaprakları biçiminde etli ve tüylü yaprakları olan, kırlarda ve su kenarlarında yetişen bir bitki. Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, şapkaya benzeyen bir başlık türü.

Kabalaşma : Kabalaşmak işi.

Kabalaştırma : Kabalaştırmak işi.

Kabalaştırmak : Kaba bir duruma getirmek, kabalaşmasına sebep olmak.

Doğaüstü : Doğa yasalarına uymayan, doğa yasalarıyla açıklanamayan, tabiatüstü.

Varlık : Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Var olma durumu, mevcudiyet. Ömür, hayat. Önemli, yararlı, değerli şey. Var olan her şey.

İlişki : Bağlantı, temas. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas.

Kurma : Prefabrik. Kurmak işi.

Sanat : Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

 

Yahudi : Hz. Musa'nın dinine bağlı olan kimse, Musevi, semitik.

Yazılı : Yazılı sınav. Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı. Geçerli olan, nominal. Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan.

Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Götürü : Fiyatını toptan belirleyerek. Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.).

Toptan : Toplu bir biçimde. Toplu bir biçimde olan, global. Büyük ölçüde, çok miktarda yapılmış olan (alışveriş), perakende karşıtı.

Kabala almak : Pazarlık ederek, toptan, götürü almak.

Kabala pazarı : Toptan alış veriş yapılan pazar.

Kabala vermek : Bir işi toptan yaptırmaya vermek: Oda takımını kabala verdim.

Kabalacılık : (I) a. Kabala (I) yanlısı sanat akımı. (II) a. Kabalacının (II) yaptığı iş.

Kabaladan : Sormadan, izin almadan.

Kabalak leblebi : Özel kavrulmuş, iri leblebi.

Kabalak soğan : Baş soğan.

Kabalaklanmak : Büyümek, irileşmek.

Kabalaklaşmak : Büyümek, irileşmek. Olgunlaşmak.

Kabalaklı : Zonguldak ilinde, Beycuma bucağına bağlı bir yer.

Diğer dillerde Kabala anlamı nedir?

İngilizce'de Kabala ne demek? : [Kabbala] n. mystical interpretation of the Scriptures developed by rabbis (most popular in the 12th and 13th centuries)

n. mystical interpretation of the Scriptures developed by rabbis (most popular in the 12th and 13th centuries)

n. Kabbalah, Jewish mystical doctrine, collection of Jewish teachings (includes the Zohar, the Sepher Yetzira and the Sepher HaBahir)

Fransızca'da Kabala : cabale [la]

Almanca'da Kabala : n. Kabbala

Rusça'da Kabala : n. каббала (F)

adj. каббалистический