Kalıcı urakus nedir, Kalıcı urakus ne demek

Kalıcı urakus; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Doğumdan sonra urakus lümeninin kapanmaması veya körlenmemesi sonucu urakusun açık bir kanal olarak kalıntısı, açık urakus. İdrar torbasının en yaygın yapılış bozukluğu olup diğer hayvanlara oranla taylarda daha çok görülür . Enfeksiyonlara ve apseleşmeye yatkınlık oluşturur.

Kalıcı urakus anlamı, kısaca tanımı

Kalı : Halı

Kalıc : Arapça kökenli galıç: Orak.

Urakus : Fetal dönemde idrar torbasını allantois kesesine göbekten geçerek bağlayan ve doğumdan sonra lümeni kapanan embriyonel kanal. Bağlantı doğumda sonra idrar torbasının umbilikal ligamenti olarak kalır.

Kalıcı : Sürekli, geçici karşıtı. Bir süre için belli bir yerde kalan, konuk, gidici karşıtı. Her zaman geçerliğini sürdürecek olan.

Kalıcı urakus ligamenti : Göbek kordonunun asıcı ligamentinin doğumdan sonra küçülmemesi, persiste urakus ligamenti. İdrar torbası üzerine basınç oluşturduğundan idrar torbasının tam olarak boşalmasını engeller.

Yapılış bozukluğu : Bir organda veya vücudun daha büyük bir kesiminde, gelişim sürecinde kendine özgü nedenlerle oluşan, herhangi tipteki bir kusurlu gelişim, kusurlu oluşum, malformasyon, kusurlu oluşum, oluşum anomalisi. Kusurlu gelişimle belirgin anomali, dismorfiya, disgenezis.

 

İdrar torbası : Vücuttan dışarıya atılacak olan idrarın toplandığı bölüm, sidik kavuğu, sidik torbası, kavuk, mesane. Hastalarda idrarın bir boru aracılığıyla vücut dışında toplanmasına yarayan plastik maddeden üretilmiş torba.

Açık urakus : Kalıcı urakus.

Enfeksiyon : Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Apseleşme : Apseleşmek durumu.

Yatkınlık : Yatkın olma durumu. Alışkanlıktan doğan yeti, meleke, mümarese.

Körlenme : Körlenmek işi. Bir ortamdan geçen ışığın azalmış olması.

Kalıntı : Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.

Kapanma : Kapanmak işi.

Yapılış : Yapılma işi. Bir şey yapılırken gerçekleştirilen özellik, nitelik, kuruluş, bünye.

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Diğer dillerde Kalıcı urakus anlamı nedir?

İngilizce'de Kalıcı urakus ne demek ? : persistent urachus, pervius urachus