Kaluk nedir, Kaluk ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Eski ayakkabı.
Evlenmemiş, yaşlı kız.
Ormandan, fundalıktan açılarak tarlaya eklenen yer.
Kaluk anlamı, tanımı
Fundalık : Funda ile kaplı yer
Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.
Evlenme : Evlenmek işi, izdivaç.
Ayakkab : Ayakkabı.
Yaşlı : Yaşı ilerlemiş, kocamış, ihtiyar kimse. Uzun yılları geride bırakmış. Yaşla dolmuş (göz). Yaşlanmış olan.
Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.
Orman : Ağaçlarla örtülü geniş alan. Bu ağaçların bütünü.
Funda : Süpürge otu.
Evle : Öğle. Öğle vakti. Öğle, öğleyin.
Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.
Fund : Tarla kenarlarındaki tümseklik.
Açıl : Açılmanın yapılması için verilen komut. Büyü, serpil, geliş anlamında bir söz.
Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
Kız : Dişi çocuk. Üzerinde kadın resmi bulunan iskambil kâğıdı. Dişi cinsten birine daha yaşlı biri tarafından kullanılan bir seslenme sözü.
Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.
Diğer dillerde Kalsiyumlu hücreler anlamı nedir?
İngilizce'de Kalsiyumlu hücreler ne demek ? : calcareous corpuscles

Bu kısımda Kaluk nedir? Kaluk ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kaluk tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kaluk hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.