Kamus nedir, Kamus ne demek

Kamus; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Sözlük.
  • Büyük sözlük

"Kamus" ile ilgili cümle

  • "İstanbul sözündeki İstanbul kelimesinin manalarını anlatmak için koca bir kamus lazım." - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

Kevgir, bakır süzgeç,

Kepçe.

Kamus hakkında bilgiler

Sözlük (Eski: Lügât), bir dilin veya dillerin kelime haznesini (sözvarlığını), söyleyiş ve yazılış şekilleriyle veren, sözcüğün kökünü esas alarak, bunların başka unsurlarla kurdukları sözleri ve anlamlarını, değişik kullanışlarını gösteren yazılı eserdir. Eski dilde lügat, kamus denir. Leksikoloji sözlükbilimidir. Sözlükçüye leksikografır denir. Lügatça, sadece bir kitapta geçen terimleri anlatır (glossary).

Sözlükler sözcüklerin anlamlarını veya farklı dillerdeki anlamlarını açıklayabilir. Sözlüklerde bir sözcüğün birden fazla anlamının olduğu durumlar olabilir, fakat genel olarak ana anlamı ilk başta gösterilir. Birçok sözlük sözcük ile ilgili; okunuşu, dilbilgisi, türemiş sözcükleri, tarihi, etimolojisi, resim, kullanım bilgisi, deyim veya cümle içinde kullanımı hakkında bilgiler de verebilir. Sözlükler genel olarak kitap halinde bulunmaktadırlar.Sözlükler tek dilli veya çok dilli olabilir. Genel veya özel alanlarla ilgili sözlükler hazırlanabilir. Türleri şöyledir: Ansiklopedik, kavramsal, örnekli, tekdilli, çokdilli, lehçeli, aşanlamlı, karşıtanlamlı, kökenbilimsel, argo, terimler, deyimler, atasözleri, mesleki terimler, karşılaştırmalı.

 

Sözlüklerde madde başlarını a-be-ce sırası takip eder. Arap harfli eski sözlüklerde madde başı Arapça sözcüğün üç harfli kökünün son harfi esas alınarak sıralanırdı. XIV.-XV.yüzyıllar arasında yaşamış olan el-Kamûsü-ı-Muhît (Okyanus Sözlüğü) adlı eseri Türkçeye çeviren Mütercim Asım bu sistemi kullandı.

İlk sözlük olarak İskenderiye Müzesi kütüphanecisi Bizanslı Aristophanes’in hazırladığı eser kabul edilir. İslam dünyasında en önemli sözlük X. yüzyılda yaşayan Fârâblı İsmail Cevheri’nin Sihâh adlı Arapça eseri. Vankulu Lügatı diye bilinen Müteferrika’nın bastığı ilk kitap da bir Sihâh çevirisidir. Türk kültüründe ilk sözlük ise Kâşgarlı Mahmud’un Türkçe’den Arapça’ya Divânu Lügati't-Türk’üdür.

Kamus ile ilgili Cümleler

  • Seçilmek istiyorsan kamusal imajını geliştirmek zorunda kalacaksın.
  • Avrupa'da kamusal alanın yokluğu artan bir şiddetle hissediliyor.
  • Avrupa'da kamusal alanın yokluğu gitgide daha fazla hissediliyor.
  • Ali bazen kamusal alanda burnunu karıştırır.
  • Kamusal alanda onunla dalga geçmek iyi değil.

Kamus anlamı, kısaca tanımı:

Sözlük : Bir dilin bütün veya belli bir çağda kullanılmış kelime ve deyimlerini alfabe sırasına göre alarak tanımlarını yapan, açıklayan, başka dillerdeki karşılıklarını veren eser, lügat.

Kamu : Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü. Hep, bütün. Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme.

 

Kamusal : Kamu ile ilgili.

Kamusal alan : Kamuya ait, kamu ile ilgili işlerin yapıldığı yer.

Kamusallaşma : Kamusallaşmak işi.

Büyük : Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Önemli. Niceliği çok olan. Üstün niteliği olan. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Büyük abdest.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Hazne : Hazine. Bir şeyin toplandığı, biriktirildiği yer, depo. Döl yatağı.

Söyleyiş : Bir kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenme biçimi, söyleniş, sesletim, telaffuz. Söyleme işi.

Yazılış : Yazılma işi.

Şekil : Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Biçim. Biçim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Anlatım biçimi.

Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.

Kamusal aydınlatma : Bir kent ya da kasabanın sokaklarının, kamuya açık yerlerinin, eğlenme ve dinlenme yerlerinin geceleri aydınlatılması, bu amaçla gerekli sokak lambalarının ve öteki donanımın sağlanması işinin kent yönetimince yerine getirilmesi.

Kamusal belgeler : Yargılıklar, noterler, devlet dairelerince görevleri dolayısıyle düzenlenen yazılı belgeler.

Kamusal katılım : Bir yerel topluluğun üyelerinin, yaşadıkları çevreyi etkileyen siyasa, tasar, izlence ve vargıların oluşturulmasında görev almalarını, tasarlama örgenlerinin karşı karşıya bulundukları seçenekler üzerinde görüş belirtmelerini sağlayan elerkil çalışma yöntemi. bk. kullanıcı katılımı.

Kamusal kent işgörüleri : Yerel bir toplumda yaşayanların ortaklaşa yararlandıkları ve genellikle devlet, kent yönetimi gibi kamu tüzel kişiliklerince doğrudan doğruya ya da onların gözetim ve denetimi altında, kazanç amacı olmaksızın yerine getirilen, yol, okul, gezilik, durguluk, su, elektrik, havagazı ve toplu taşıma gibi gereksinmelerle ilgili işler ve kolaylıklar. bk. kamu görevi.

Kamusal konut : Özel girişimin yardımcı olmayı başaramadığı, belli nitelikleri taşıyan yoksul ya da dar gelirli ailelere, bir kamu kuruluşunca doğrudan doğruya yaptırılarak tutmalık karşılığında verilen konut.

Kamusal mallar : Kamunun mülkiyetinde bulunan lojmanlar, hastaneler, kreşler gibi mallar ile yollar, ırmaklar, meydanlar gibi ortak kullanıma açık olan genel mallar.

Kamusal olma : Yasalarda gösterilen nedenlerle ya da belirtilen sürelerin bitimi ile koruma hakkının kalkması.

Kamusal suvartı :

Kamusal toprak iyeliği : Toprak vurgunculuğunu önlemenin ve kent tasarlaması eylemlerine etkinlik kazandırmanın en iyi yolu olarak, toprağa devletin ya da onu oluşturan türlü kamu kuruluşlarının iye olması durumu.

Kamusal ulaşım : Bir anakent ya da kentte, insanların evlerinden işyerlerine taşınmalarını, yaşamlarını daha kolay sürdürebilmeleri için gereken yolculukları yapmalarını sağlamak amacıyla kamu kuruluşlarının ve özellikle kent yönetiminin ya da ona bağlı tüzel kişiliklerin kurup çalıştırdığı ulaşım dizgesi.

Diğer dillerde Kamus anlamı nedir?

İngilizce'de Kamus ne demek? : dictionary, lexicon

Rusça'da Kamus : n. словарь (M)