Kanmak nedir, Kanmak ne demek

  • Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmak.
  • Tatlı sözlere aldanmak.
  • Bir gereksinimini, bir isteğini yeteri kadar karşılamış olmak, doymak
  • Yetinmek, iktifa etmek.

"Kanmak" ile ilgili cümle

  • "Odalarının keçeleri üstüne serilmiş seccadelerde bazen namaz kılmakla kanmayarak çoraplarını çıkarır." - A. H. Tanpınar
  • "Siz bile bu şekil, renk, koku zenginliğine kanmış ve yorulmuş ruhunuzla..." - R. N. Güntekin

Yerel Türkçe anlamı:

Su ve benzeri şeylere doymak: Sızıntıya kandı göynüm

Aldanmak, kanmak

Kanmak tanımı, anlamı:

Kanma : Kanmak işi.

Gönlü kanmak : Bir işle ilgili kaygısı kalmamak, mutmain olmak, müsterih olmak.

Anlatı : Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye. Ayrıntılarıyla anlatma.

Doğrulu : Bir doğru boyunca olan, müstakim.

İnanmak : Kanarak aldanmak. İman etmek. Sevecek, güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmek, iman etmek. Bir şeyi doğru olarak benimsemek. Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek. Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek.

Aldanmak : Hayal kırıklığına uğramak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Avunmak, oyalanmak. Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak.

 

Gereksinim : Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.

Yeter : Ünl. “Kâfi, yetişir, yeterli” anlamlarında bir söz. İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi.

Doymak : İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak. Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak. Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak.

Tatlı : Acı olmayan, acı karşıtı. Sevimli, hoş. Şeker tadında olan. Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla. İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren. Şekerle veya şekerli şeylerle yapılmış olan yiyecek.

Yetinmek : Bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğuna gerek görmemek, daha çoğunu istememek, kanaat etmek, iktifa etmek.

İktifa : Yetinme.

Etmek : "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Bir işi yapmak. Kötülükte bulunmak. Demek, söylemek. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Eşit değer kazanmak.

Diğer dillerde Kanmak anlamı nedir?

İngilizce'de Kanmak ne demek? : v. be deceived

Fransızca'da Kanmak : se persuader, être trompé, gober, s'amuser

Almanca'da Kanmak : sich überreden lassen; seinen Durst/Hunger stillen; sich begnügen

Rusça'da Kanmak : v. верить, поверить