Kapıkulu süvarisi nedir, Kapıkulu süvarisi ne demek

Kapıkulu süvarisi; Tarih alanında kullanılan bir sözcüktür.

Tarih terimi olarak anlamı:

Kapıkulu askerinin altı bölükten oluşan atlı sınıfı: Sipah, silâhdar, sağ ulufeciler, sol ulufeciler, sağ garipler, sol garipler.

Kapıkulu süvarisi kısaca anlamı, tanımı

Kapıkulu : Osmanlılarda devletten ödenek alan, sürekli görev yapan atlı ve yaya askerlerden oluşan örgüt

Kapı : Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Gidere yol açan gereksinim.

Süvari : Atlı. Atlı asker. Ticaret gemilerinde kaptanlık yapan kimse.

Sağ ulufeciler : Kapıkulu süvarisinin, görevi sadrazam ile devlet büyüklerini korumak olan bölüğü.

Sol ulufeciler : Kapıkulu süvarisinin, görevi hükümdarın sancağını korumak olan ve sadrazamın buyruğunda bulunan bölüğü.

Ulufeciler : [Bakınız: orta bölükler].

Garipler : Yozgat şehri, Sorgun ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

 

Ulufeci : Yeniçerilikte bir sınıf süvari askeri.

Askeri : Askerlikle ilgili, askere özgü.

Silah : Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç. Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç. Bir konuda etkili her şey.

Ulufe : Osmanlılarda kapıkulu askerlerine, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret.

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

Garip : Kimsesiz, zavallı. Yabancı, gurbette yaşayan, elgin. Acayip. Dokunaklı, hüzün veren. Şaşılacak bir şey karşısında söylenen söz.

Bölük : Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım. Hizip. Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik. On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı. Saç örgüsü.

Asker : Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası.

Sila : Silah. Sıla, vatan. Silaha, silahı.

Atlı : Atı olan. Ata binmiş kimse, süvari. Binek atı kullanan (asker veya asker sınıfı).

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Diğer dillerde Kapıkulu süvarisi anlamı nedir?

Osmanlıca Kapıkulu süvarisi : ebna-yı sipahiyan