Katma değer vergisi nedir, Katma değer vergisi ne demek

Katma değer vergisi; bir ekonomi terimidir.

  • Satın alınan mal ve yiyecekten alınan peşin vergi

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Mal ve hizmetlerden ilk üretimden sonul tüketim aşamasına kadar her aşamada yaratılan katma değer üzerinden alınan dolaylı bir vergi.

İngilizce'de Katma değer vergisi ne demek? Katma değer vergisi ingilizcesi nedir?:

value added tax

Katma değer vergisi hakkında bilgiler

Katma Değer Vergisi (kısaca KDV), harcamalar üzerinden alınan bir vergi türüdür. Vergi, toplumdaki insanlar ve insanların sahibi olduğu firmaların, oranı devletçe belirlenen kanunca zorunlu olarak devlete ödedikleri paradır. Her işleve göre değişik vergiler çıkarılmıştır. Devlet aldığı vergi ücretlerini topluma her türlü hizmet yaparak geri ödemekle yükümlüdür. KDV çoğu ülkede vardır, % oranları her ülkede farklıdır.

Harcamalar üzerinden alınan vergiler, yapılmış olan bir harcamanın vergilendirilmesini ifade eder. KDV'nin, temel mantığı yaratılan toplam katma değerin vergilendirilmesidir. Uygulamada ülkeler arasında farklılıklar olmakla birlikte, temel olarak bir mal veya hizmet teslimi yapıldığında, teslim bedeli üzerinden KDV hesaplanır. Teslimi gerçekleştiren tarafın, teslime konu olan malı veya hizmeti meydana getirmek için sağladığı girdiler üzerinden ödediği/yüklendiği KDV ise hesaplanan KDV'den indirilmek suretiyle, ödenecek KDV'ye ulaşılır.

 

Türkiye'ye KDV vergisi TBMM tarafından 3065 sayılı yasa ile 25/10/1984 tarihinde kabul edilip, 02/11/1984 tarihinde resmi gazetede yayınlanmış, 01/01/1985 tarihinden itibaren yürürlüğe konmuştur.

Türkiye'de yapılmış olan mal ve hizmet hattı ile ham petrol, gaz ve bunların ürünlerinin taşınmaları,

Katma değer vergisi anlamı, kısaca tanımı:

Vergi : Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik. Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para.

Katma : Katmak işi, ilhak. Katılmış, eklenmiş, ulanmış, munzam. Kıldan veya yünden yapılmış ip.

Değer : Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet.

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

Harcama : Harcamak işi, sarf. Bir şey almak için elden çıkarılan para, gider.

Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.

 

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

Firma : Tüzel kişiliği olsun olmasın bir ekonomik etkinlik birimi.

Oran : Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp.

Devlet : Bu tüzel varlığın yönetim organları. Büyüklük, mevki. Mutluluk. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Talih.