Keş oyuğu nedir, Keş oyuğu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İnsan biçimi verilerek kurutulmuş katı yoğurt.

Keş oyuğu anlamı, tanımı

Keş : Yağı alınmış sütten veya yoğurttan yapılan peynir. Kış için kurutulan yağsız, tuzsuz yoğurt. Ayyaş, esrarkeş. Aptal. Yağı alınmış yoğurttan ya da sütten yapılan peynir. Kış için kurutulan yağsız, tuzlu yoğurt. Tulum peyniri. Yoğurt ve yarma ile yapılan bir çeşit yemek. Sevilmeyen yemek: Kadın var aşı keş yapar, kadın var keşi aş yapar. Durum. Nemli toprak. Çok sulanmış toprak. Keçi yolu. İnatçı. Dinsiz ve kötü : Keş oldu gayrı o. Vurdum duymaz, duygusuz. Göze gelen beyazlık, körlük : Gözün keş olsun. Kir, bar : Ağzıyın keşini sil. Sıra, nöbet. Gırtlak. Sert, kinci, güçlü kişi. Kış için kurutulan yağsız, tuzsuz yoğurt yumruları. Yoğurt ve dövme buğdayla yapılan bir çeşit yemek. Ağzın yanlarında biriken kir: Bırak canım ağzı keşlinin biri. Kurutulmuş çökelek. Kurutulmuş yoğurt. Patika yol. Kabadayı, külhanvari, berduş. Süzme yoğurdun tuzlanması ve gölgede kurutulmasıyla elde edilen sert çökelek. Döğme ile yoğurttan yapılan yemek. (Alayunt Kütahya; Kandilli Bozüyük Bilecik). Keş adı verilen, yemeğin konulduğu kap. (Kandilli Bozüyük Bilecik). Yoğurt kurusu, ekşimik. Şanlıurfa şehrinde, Şekerli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi

 

Veriler : Bir gözlem ya da ölçülere ilişkin olarak verilmiş değerler.

Yoğurt : Maya katılarak koyulaştırılmış beyaz, kıvamlı bir süt ürünü.

Kurutu : Cimri.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Kurut : Kurutulmuş süt ürünü.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Katı : Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.

Biçi : Erkek çocuk.

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

 

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Diğer dillerde Kestirme deney anlamı nedir?

İngilizce'de Kestirme deney ne demek ? : straight-forward experiment