Keep under control türkçesi Keep under control nedir

  • Kontrol altında tutmak.
  • Kontrolünde tutmak.

Keep under control ingilizcede ne demek, Keep under control nerede nasıl kullanılır?

Keep : Himaye. Kayıt tutmak. Konumunda tutmak. İç kale. Yerine getirmek. Kale. Geçim. Bakım. Bakmak. Saklamak.

Under : Halinde. -den eksik. Altından. -den aşağı. Kolon ya da piramitte üstündekileri taşıyan güçlü kişi. trapez gösterisinde uçan trapezciyi tutup taşıyan cambaz. -in yönetiminde. Daha küçük. Aşağısına. Aşağıda. -den az.

Control : Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. Kukla çatalı. Denet. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Kontrol altında tutmak. Denetim. Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi. Denetlemek. Kumada etmek. Kontrol.

Keep under : Narkoz vermek. Baş kaldırtmamak. Disiplin altında tutmak. Yükselmesine izin vermemek. Bastırmak. Zaptetmek.

Keep under observation : Göz hapsinde tutmak. Müşahede altında tutmak. Müşahede altında tutulmak. Gözlem altında tutmak.

Keep under surveillance : Gözlem altında tutmak. Gözaltında tutmak. Göz altında bulundurmak.

Had the fire under control : Yangını söndürmeyi başardı. Yangını kontrol altına aldı. Durumu kontrol altında tuttu.

Get under control : Önlemek. Engellemek. Kontrol altında tutmak. Kontrol altına almak.

 

The situation is well under control : Durum üzerinde kontrol sağlandı. Durum kontrol altında. Durum iyi idare ediliyor.

Bring under control : Kontrol altına almak. Dizginlemek. Kontrolüne almak. Anlam çıkarmak. Hakim olmak. Üzerinde egemenlik kurmak. Gem vurmak.

İngilizce Keep under control Türkçe anlamı, Keep under control eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep under control ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get under control : Önlemek. Kontrol altına almak. Engellemek.

Keep in check : Disiplin sağlamak. Denetim altında tutmak.

Withheld : Durdurmak. Saklamak. Zapt etmek. Esirgemek. Vermekten kaçınmak. Azaltmak. Hapsetmek. Alıkoyma. Sınırlamak. Tutulmuş.

Disposes : Kullanmak. Düzenlemek. İsteklendirmek. İkna etmek.

Disciplining : Terbiye etmek. Disiplin sağlamak. Cezalandırmak. Yola getirmek. Disiplin. Kontrol etmek. Yetiştirmek. Disipline sokmak. Eğitmek.

Keep a tight rein on : Ensesinde boza pişirmek. Dizginlemek. Sıkı denetlemek.

Policed : Yönetmek. İnzibat altına almak. Emniyet. Garnizonu temiz tutmak. Kontrol etmek. Polis örgütü. Denetlemek. Polislerle güvenliği sağlamak. Güvenliği sağlamak.

Stake out : Sınırını belirlemek. Belirlemek. Kazıklarla çevirmek. Kazıklarla belirlemek. Hudutlarını göstermek.

Stake in : Gözünü ayırmamak.

To keep well in hand : Gözetim altında tutmak.

Keep under control synonyms : disposing, control, dispose, discipline, policing.