Keleve nedir, Keleve ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İplik çilesi.
İplik yumağı.
Boyunduruk.
Kuyu çıkrığı.
Değirmen çarkı.
Dört köşe yontulmuş ağaç.
[Bakınız: kelep].
[Bakınız: kelep].
Teknik terim anlamı:
İp sarma aracı. (Akbaş Güdül Ankara).
Keleve anlamı, kısaca tanımı
Keleveli : Su değirmeni dolabı. (Kandilli Bozüyük Bilecik).
Kelever : Kerevet, çardak.
Keleversiz : İşe yaramaz, kötü : Ne keleversiz adam.
Boyunduruk : Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.
Dört köşe : Kare biçiminde olan.
Değirmen : İçinde öğütme işi yapılmış olan yer. Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet.
Değirme : Değirmek işi.
Ankara : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri, Türkiye'nin başkenti.
Güdül : Ankara iline bağlı ilçelerden biri.
İplik : Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.
Yontu : Heykel.
Çarkı : Her yüzü üçgen olan çatı. Küçük tepsi. Porselen, bakır tabak. Tepside ısıtılmakta olan yağlı hamurun yanmasını önlemek amacıyla kullanılan tencere kapağı biçiminde ters çevirme aracı. (Terme Samsun).
Akbaş : Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
Aracı : Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.
Kelep : Büyük iplik çilesi. Bağlam, demet.
Sarma : Sarmak işi. Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılmış olan etli veya zeytinyağlı yemek. Bir ayakta alınan, paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk. Saran, içine alan şey, zarf. Sarılarak yapılan. Çevirme.
Kuyu : Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genel olarak silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur. İçinden çıkılamayan durum ya da yer. Toprağa kazılan derince çukur. Yer altındaki iş yerlerine ulaşmak için açılmış ve kesit boyutları derinliğine oranla sınırlı, düşey veya düşeye yakın bağlantı yolu.
Yuma : Yumak işi.
Diğer dillerde Kelev aşı anlamı nedir?
İngilizce'de Kelev aşı ne demek ? : kelev vaccine


Bu kısımda Keleve nedir? Keleve ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Keleve tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Keleve hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.