Kepene nedir, Kepene ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Semercilerin çuvaldızın ele batmaması için kullandıkları demir ya da tunçtan bir araç.

Kepene ile ilgili Atasözü veya Deyim

kepenek altında er yatar : “insanları giydiğine bakarak değerlendirmek yanlışlara yol açar, değerli kişiler de bazen eski giymiş olabilir” anlamında kullanılan bir söz.

Kepene kısaca anlamı, tanımı

Kepe : Ceket. Keçi derisinden yapılmış kolsuz yağmurluk. Gömlek. Eski keçe parçası, paçavra. Cübbe. Zayıf. Kötü, fena

Kepen : Ense. Bilecik ilinde, Söğüt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kepenekli : Manisa ili, Saruhanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tekirdağ kenti, Muratlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Kepeneyh : Kelebek. Kepenek; kelebek; koyunlarda görülen kelebek hastalığı.

Kepenek : Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba. Pervane.

Örme kepenek : Dükkânların ön cephesine çekilen çubuk demirle yapılmış korumalık.

Semerciler : Bolu ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Çuvaldız : Çuval vb. dokumalar dikmekte kullanılan, ucu yassı ve eğri, büyük iğne.

Tunçtan : Tunç gibi güçlü kimse.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Semerci : Semer yapan veya satan kimse.

 

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Semer : At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç. Hamalların yük taşırken kullandığı deriden sırt yastığı, arkalık. Yukaç.

Çuval : Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

Batma : Batmak işi. Bir gök cisminin (ay, güneş, yıldız vb.) ufkun altına inmesi. İflas etme. Yok olma, inkıraz. Yıkılma, çökme.

Demi : Yemeni, yazma, başörtüsü, tülbent. Susuz, kıraç tarla. Dizlik, iç donu. Değil mi anlamında.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Tunç : Koyu kızıl renkte olan, bakır, çinko ve kalay alaşımı, bronz. Bu alaşımdan yapılan.

Seme : Sersem, ahmak, alık.

Diğer dillerde Kepekli sorgum glüteni anlamı nedir?

İngilizce'de Kepekli sorgum glüteni ne demek ? : sorghum gluten with bran