Kerneling türkçesi Kerneling nedir

Kerneling ingilizcede ne demek, Kerneling nerede nasıl kullanılır?

Kernel density estimator : Çekirdek yoğunluk tahmincisi.

Kernel density functions : Çekirdek yoğunluk fonksiyonu.

Kernel estimator : Çekirdek tahmincisi.

Kernel function : Çekirdek fonksiyonu.

Kernel mode : Çekirdek kipi. Kernel modu.

Bi weight kernel function : İki ağırlıklı çekirdek fonksiyonu.

Kernel sentence : Çekirdek cümle. Çekirdek tümce.

Triangular kernel function : Üçgensel çekirdek fonksiyonu.

Citrus kernel press cake : Portakal ve greyfurt gibi turunçgillerin çekirdeklerinin mekanik basınç suretiyle yağının çoğu alındıktan sonra ele geçen ürün. Turunçgil çekirdeği pres küspesi.

Kernel process object : Çekirdek süreç nesnesi.

İngilizce Kerneling Türkçe anlamı, Kerneling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kerneling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bio : Canlı. Biyo. Biyografi. Yaşam. Yaşamla ve canlı şeylerle ilgili. Hayat. Diri. Öz (yunanca).

Compendious : Net. Az ama öz. Muhtasar. Özlü. Özet halinde. Az ve öz. Kısa.

Element : Bir bileşiği oluşturan daha yalın kesimlerden her birine yerilen genel ad. Kimyasal yollarla daha yalın özdeklere bozunamayan özdek. bir kümeyi oluşturan nesnelerin her biri. Öğe. Küçük bir miktar. Atmosferik güçler. Bütünün gerekli parçası. Bir halkbilim olay ya da ürününün en küçük birimi, bk. örge, anakonu, örge tümgesi, örnek. Eleman. Birincil parçalardan herhangi biri veya bir şeyin ögeleri. aynı cins atomlardan yapılmış ve daha basit maddelere parçalanamayan basit bir madde. Element.

 

Distillate : İmbikten çekilmiş sıvı. Distile. Damıtılan. Distilat. Damıtık. Damıtma ile elde edilen sıvı. Damıtılmış sıvı.

Kernel : Tane.

Inners : Deruni. Nişan tahtasında ortanın bir üstü. Ayrıcalıklı. Dahili. Ruhsal. Saklı (anlam vb). İçerideki. İçsel.

Brusker : Tatsız. Sert. Kaba. Kısa.

Content : Mutlu etmek. Hazır. Memnun etmek. Mutlu. Hoşnut. Yığın iletişiminde kaynaktan alımcıya iletilen bilginin, iletinin taşıdığı duygu ve anlam yükü. Bir şeyin içinde bulunan. konuşma ya da yazıda sunulan düşünce, bilgi ve görüşlerin bütünü. bir öğretim programında üzerinde durulması ya da işlenilmesi istenilen etkinlikler, üniteler ve konular. konu. Hoşnut etmek.

Basilar : Temel oluşturan. Baziler. Asıl. Temele özgü. Temel. Temel ile ilgili. Temel oluşturma.

Kerneling synonyms : astral body, authentic, atom, civilest, cores, essences, compendiums, broader, hard pan, kerns, ores, civil, animation, basilary, basic, eidola, esprit, endo, contenting, jewels, auras, beginnings, body, basis, inland, nucellus, distillation, ore, basal, in, beginning, eidolon, civiler.