Keşkek nedir, Keşkek ne demek
Keşkek; kökeni farsça dilinden gelmektedir.
Yerel Türkçe anlamı:
Dövülmüş buğday ve etten yapılmış olan bir tür yemek
Dövme pilavı
Kaynamış buğday.
Bir yemek
Dövülmüş buğday; yağ ve etten yapılmış olan bir çeşit yemek.
Dövülmüş buğday ve etle pişirilen bir çeşit yemek, lâpa.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Kabuksuz buğdayla yapılan, yemek. (Yakaköy *Gelendost -Isparta; Başkışla *Karaman -Konya)
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Zonguldak şehri, Ereğli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Keşkek hakkında bilgiler
Batı Anadolu, Trakya, Doğu Anadolu, Karadeniz ve Orta Anadolu yemeği olan keşkek, genel olarak düğün ve bayramlarda yapılan, Anadolu'da yörelere göre farklılıklar göstermekle birlikte temel olarak yarma buğday ve etten oluşan geleneksel bir yemektir.
Keşkek yemeği özellikle Merzifon , Manisa, Çanakkale, Edirne, Keşan, Balıkesir, Kandıra, Sinop, Tokat, Muş, Samsun, Bafra,Ordu, Çankırı, Denizli, İzmir, Uşak, Aydın, Muğla, Afyon, Amasya, Çorum ,Yozgat, Silifke, Karabük, Ağrı ve Antalya gibi şehirlerde bilinir ve tüketilir. Ağrı'da Hellise adiyla da bilinir. Anadolu' da keşkek daha çok düğün yemeği olarak bilinir. Merzifon Belediyesi Türk Patent Enstitüsü'ne yaptığı coğrafi tescil kaydı ile, 2015 yılında "coğrafi işaret belgesi" almıştır. Bu belge ile yemeğin adı Merzifon keşkeği olarak tescil edilmiştir. Yemeğin Ülke genelinde kaynak noktası belirlenmiştir.
Düğünden bir gün önce ıslatılan buğday, düğün günü sabahtan büyük kazanlar içinde kaynatılmaya başlanır. Kaynatılan buğdaylar ve etler büyük kazanlar içine alınıp tokmaklar yardımıyla kazanın içine vurarak malzemenin iyice erimesi sağlanır. Bu işleme keşkek dövmek denilir. Geleneksel olarak düğün aşçıları tarafından hep birlikte imece usulü ile yapılır. Yorucu bir iş olan keşkek dövme işlemi sonucu etler ve buğday eriyerek özdeşleşir. Et, tahıllarla iç içe geçmiş, neredeyse tamamen yemeğin içinde erimiş durumdadır. Ne kadar uzun süre ve kuvvetle dövülürse o kadar iyi olduğu söylenir. Çok iyi dövülmüş keşkeğe "sakız gibi keşkek" benzetmesi yapılır. Lifleri iyi ayrılmış etin buğday özüyle birleştiği, bulamaç gibi değil ama kaşıkla tabaktan çekince uzayan bir keşkek, gerçekten de sakız gibi uzar. Günümüzde sırf keşkek dövmek için tasarlanmış keşkek mikserleriyle dövülüyor olsa da geleneksel yöntemlerle dövüleni her zaman daha makbul sayılır. Bu yüzden köylerde genellikle geleneksel olarak tokmaklarla dövülmeye devam etmektedir. Güveç, tencere veya büyük kazanlarda odun ateşinde pişirilir. Yine yöreye göre değişmekle birlikte kırmızı biber, salça, soğan ve yağdan oluşan bir sosla servis yapılır.Genellikle dana etiyle yapılır ama tavuk etiyle de yapılabilir. Yöresine göre keşkek, yanında haşlanmış tavuk, salçalı nohut yemeği, pirinç pilavı, bulgur pilavı ve ayran ile servis edilir. Genellikle kemikli dana etinden yapılmış olan keşkeğin üzerine, kırmızı biber ve tereyağından hazırlanmış sos dökülür. Bazı yörelerde etsiz pişirilir ve üzerine tereyağı sosu dökülür. Sinop Ayancık ve çevresinde kurutulmuş kırık mısır ve barbunyadan yapılmış olan farklı bir keşkek türü de pişirilir. Kastamonu, Çanakkale ve Bafra'da yaygındır.
Keşkek tanımı, anlamı:
Buğday : Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi. Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum).
Birlik : Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet.
Yemek : Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Başkasının parasını harcamak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Kandırmak. Isırmak. Birine alacağını vermemek, ödememek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Yemek yeme, karın doyurma işi. Yasal yoldan cezalandırılmak.
Keşke : Dilek anlatan cümlelerin başına getirilerek "ne olurdu" anlamında özlem veya pişmanlık bildiren bir söz, bari, keşki.
Keşkekçi : Keşkek pişiren kimse.
Batı : Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp. Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika.
Anadolu : Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.
Karadeniz : Çok düşünceli ve durgun görünen kimseler için kullanılan "Karadeniz'de gemilerin mi battı?" deyiminde geçen bir söz.
Orta : Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Yeniçeri Ocağında tabur. Ne büyük ne küçük, midi. Ne uzun ne kısa, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Orantı. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer.
Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.
Düğün : Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören. Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet.
Bayram : Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler. Özel olarak kutlanan gün. Sevinç, neşe.
Keşkek çömleği : İçinde keşkek pişirilen, iki kulplu toprak bir kap.


Bu kısımda Keşkek nedir? Keşkek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Keşkek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Keşkek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.