Kibutz nedir, Kibutz ne demek

  • İsrail'de ortak çalışma esaslarına göre oluşturulmuş tarımsal topluluk

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Topluluğu oluşturan yaşlı ve çocuklar dışında herkesin ücret almadan çalışmak zorunda olduğu, gıda maddelerinin gereksinimlere göre dağıtıldığı, başlangıçta Filistin'e göç eden Yahudilerin işlenmemiş toprakları ortaklaşa işleme gereksiniminden doğan, daha sonra yasal esaslara bağlanan İsrail’deki örgütlenmiş tarım toplulukları.

İngilizce'de Kibutz ne demek? Kibutz ingilizcesi nedir?:

kibbutz

Kibutz hakkında bilgiler

Kibutz (İbranice: קיבוץ; "topluluk" veya "birlikte") İsrail'de ortaklaşa kullanılan yerleşim bölgelerine verilen isimdir. İsrail devletinin kuruluşunda önemli etkileri olmuştur. Sosyalizm ve siyonizmi pratik bir şekilde bir araya getiren kibbutizm İsrail'e mahsus bir deney olup tarihte gelmiş geçmiş en büyük ortaklaşa toplum hareketlerinden biridir.

Kibutz, 19. yüzyılın Saint Simon, Proudhon, Robert Owen ve Martin Buber gibi filozofların etkisi altında gelişmiştir. Kibutizm, Yahudiliğin tarihî bunalımını, baskı ve zulüme karşı bağımsızlık elde etmesi ve Filistin'de hayatını idame ettirmesi gibi iktisadî zaruretleri aksettirir.

İlk kibbutz 1909 yılında kurulmuştur. Bugün 1.000 nüfuslu 250 kadar kibbutz vardır. Bu da İsrail nüfusunun %3'ünü teşkil eder.

 

Kibutizm nüfusu, 100 - 2000 arası değişik iskân alanlarına sahiptir. Buna karşılık Kibutizmin çoğu 300'den 700'e kadar değişir. Başlangıçta Kibutizm sadece tarım tabanlıydı. Bugün ise çoğunlukla fabrikalar ve sınâî üretim, tarım kadar önemli.

Kibutz tanımı, anlamı:

Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.

Çalışma : Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Çalışmak işi, emek, say.

Esas : Bir iş veya sözde doğru biçim. Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi. Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel.

Tarımsal : Tarımla ilgili, zirai.

Topluluk : Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Vücudun dolgun olma durumu. Sanatçı grubu. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl. Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

İsim : Kişi, insan. Ad. Ad.