Kick against the pricks türkçesi Kick against the pricks nedir
- Boşa zırlamak.
- Hoş olmayan şeylere itiraz etmek.
- Sürekli muhalefet etmek.
- Karşı gelmek.
- Boşuna dırlanmak.
- Otoriteye karşı gelmek.
- Nafile itiraz etmek.
- Karşı çıkmak.
- Direnmek.
- Otoriteye karşı çıkmak.
Kick against the pricks ingilizcede ne demek, Kick against the pricks nerede nasıl kullanılır?
Kick : Teklemek. Yakınmak. Geri tepmek (silah). Bir oyuncunun topu ayağı ya da kafası ile herhangi bir arkadaşına, kaleye ya da alan dışına göndermesi. Bırakmak. Vazgeçmek. Tekme atmak. Tekme. Ayak ile vurmak.
Against : Aykırı. Muhalif. -e aykırı. -e zıt yönde. Karşısında. Kontra. Ters olarak. -e karşı. Mukabilinde. -e değecek şekilde.
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Pricks : Dikmek (bitki). Listede işaretlemek. İğne batırmak. Delmek. Yaralamak. Vurmak (silahla). Diken batırmak. Vicdanını sızlatmak.
Kick against : Başkaldırmak. Karşı çıkmak.
İngilizce Kick against the pricks Türkçe anlamı, Kick against the pricks eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Kick against the pricks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Argued : İtiraz etmek. İspatı olmak. İddia etmek. İkna etmek. Belli etmek. Tartışmak. Kandırmak. Münakaşa etmek. Görüşmek.
Jib : Dayatmak. Gerilemek. Seren. Bumba. İnatla geri geri gitmek. Vincin yükü kaldıran ve indiren kolu. İstememek. Ayak diremek. Diretmek.
Fight back : Karşı koymak.
Antagonize : Aleyhine çevirmek. Düşman etmek. Kışkırtmak. Kızdırmak.
Insists : Dayatmak. İddia etmek. Ayak diremek. Üstelemek. Diretmek. Kararlı olmak. Üzerinde durmak. Tutturmak. Israr etmek.
Bridle : Ata başlık takmak. Yular takmak. Kızmak. Frenlemek. Dizgin. Gem. Başını hafifçe kaldırarak öfkesini veya beğenmediğini belli etmek. Yular. Zaptetmek.
Contravened : Çatışmak. Çiğnemek. İhlal etmek. İtiraz etmek. Uymamak. Başkaldırmak. Bozmak. Reddetmek.
Antagonised : Kışkırtmak. Düşmanlığa sebep olmak. Aleyhine çevirmek. Önlemek (ayrıca antagonize). Düşman etmek. Kızdırmak. Husumeti tahrik etmek. Husumete sebep olmak. Karşı koymak.
Antagonizes : Düşman etmek. Aleyhine çevirmek. Kızdırmak. Kışkırtmak.
Antagonizing : Düşman etmek. Aleyhine çevirmek. Kışkırtmak. Kızdırmak.
Kick against the pricks synonyms : bridling, hold up, come out against, argue, argue against, antagonise, jib at doing, contravene, antagonises, bridled, argue against something, insisted, contravenes, drive back, high, beards, beard, breach, challenge, jibbing, fought back, antagonized, bridles, buck, bearding, jibs, argues, be dead against, be faced with, arguing, insist, antagonising, jibbed.

Bu kısımda Kick against the pricks kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Kick against the pricks ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Kick against the pricks anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Kick against the pricks ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.