Pricks türkçesi Pricks nedir

  • Vicdanını sızlatmak.
  • Yaralamak.
  • Diken batırmak.
  • Delmek.
  • Vurmak (silahla).
  • İğne batırmak.
  • Listede işaretlemek.
  • Dikmek (bitki).

Pricks ingilizcede ne demek, Pricks nerede nasıl kullanılır?

Kick against the pricks : Sürekli muhalefet etmek. Hoş olmayan şeylere itiraz etmek. Karşı çıkmak. Karşı gelmek. Boşuna dırlanmak. Otoriteye karşı gelmek. Direnmek. Nafile itiraz etmek. Otoriteye karşı çıkmak. Boşa zırlamak.

Pinpricks : İğneyle açılan delik. Laf çaktırma. İğne batması. İğne deliği. Sinir bozucu ufak bir şey. İğneleme. Sinir bozucu önemsiz şey. İğne.

Prick of conscience : Vicdan azabı.

Prick test : Prik testi. İğneleme testi. Penisilinlere bağlı alerjik reaksiyon olup olmadığını tespit etmek için yapılan bir tür deri duyarlılık testi, iğneleme testi.

Prick the bubble : Foyasını meydana çıkarmak. Boşa çıkarmak. Foyasını çıkarmak.

Prick up its ears : Kulaklarını dikmek. Dikkat kesilmek.

Pricking : İğneleyici. Delme. Zımbalama. Şişleme. İğnelenme.

Prickle : İğnelemek. Ufak diken. Batırmak. Karıncalanma. İğnelenme. Dalamak (kumaş veya giysi). Batmak (ufak diken vb). İğnelenmek. Diken. Sivri uç.

Prickles : Batırmak. Hafifçe batırmak. Karıncalanmak. Karıncalanma. Ufak diken. İğnelemek. Dalamak (kumaş veya giysi). Batmak (ufak diken vb). Sivri uç. İğnelenmek.

 

Prickers : Delici cisim. Diken. Delen şey. Biz. Şiş. Tığ. Ocak sürgüsü.

İngilizce Pricks Türkçe anlamı, Pricks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pricks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Endamaging : Zayıflatmak. Leke sürme. Bozma. Bozan. Hasara uğratma. Leke süren. İncitmek. Zarar veren. Hasara uğratan. Kötülük etmek.

Hit : Vurmak. Olmak. Üzmek. Dürtüş. Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.). Rastgelmek. Çarpmak. Karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan vücut bölgelerine savut namlusuyla dürtüşten ayrı bir biçimde vurma. ayrıca, bir deyim olarak, geçerli dürtüşlerin sayı olarak belirtilmesi. İsabet etmek.

Flouting : Uymamak. Hor görmek. Zıddına gitmek. Saygısızca karşı gelmek. Küçümsemek. Alay etmek. Takmamak. Eğlenmek. Reddetmek. Burun kıvırmak.

Monetary value : Para değeri. Para kıymeti. Nakdi kıymet. Parasal değer.

Endamages : Zarar vermek. İncitmek. Bozmak. Zayıflatmak. Kötülük etmek.

Cleaves : Yarmak. Yarılmak. Açmak. İkiye ayrılmak. Bölmek. -den ayrılmamak. Sadık kalmak. Çatlamak. Bağlı olmak.

Endamage : Bozmak. Kötülük etmek. Zayıflatmak. Zarar vermek. İncitmek.

Dig into : Yemeğe başlamak. Saplamak. İtmek. Yemeğe girişmek. Batırmak. Sokmak.

Plant : Tesis. Yutturmak. Ekmek. Yüklemek. Kurmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bırakmak. Sıkıca yerleştirmek. Kök salmak. Adam koymak.

 

Pricks synonyms : clinker brick, incremental cost, mud brick, differential cost, pricked, endamaged, building material, marginal cost, ceramic, broaches, average cost, prick, cleave, chafed, value, chafes, chafe, bruise, expensiveness, dig through, drill, broach, broached, gashes, clinker, header, cost, bruises, flouts, broaching, gashing, inexpensiveness, flout.

Pricks zıt anlamlı kelimeler, Pricks kelime anlamı

Expensiveness : Pahalılık.

Inexpensiveness : Ucuz olma durumu. Fazla pahaya patlamama durumu. Düşük fiyatlı olma durumu. Ucuzluk. Pahalı olmama durumu.

Mark down : Düşürmek. Fiyat kırmak. Ucuzlatmak. Fiyatını indirmek. Fiyat düşürmek. Kaydetmek. İndirmek. Fiyatını düşürmek. Not etmek.