Kick out türkçesi Kick out nedir

  • Defetmek.
  • Kovmak.
  • Kırmızı kart göstermek.
  • Künyesini silmek.
  • İşten atmak.

Kick out ile ilgili cümleler

English: I get a kick out of her cheerful personality.
Turkish: Ben onu neşeli kişiliğine bayılıyorum.

English: I don't like dirty jokes, but I get a kick out of it when you tell them.
Turkish: Müstehcen fıkraları sevmem fakat onları anlattığında ondan çok zevk alırım.

English: I get a kick out of life.
Turkish: Hayattan zevk alıyorum.

English: You'll get a kick out of it.
Turkish: Bundan hoşlanacaksın.

Kick out ingilizcede ne demek, Kick out nerede nasıl kullanılır?

Kick : Tekme atmak. Yakınmak. Geri tepmek. Vuruş. Bir oyuncunun topu ayağı ya da kafası ile herhangi bir arkadaşına, kaleye ya da alan dışına göndermesi. Teklemek. Tekmelemek. Tepinmek. Ayak ile vurmak.

Out : Dışarıda. Kendini belli etmek. Kovmak. Bayılmak. Nakavt etmek. Yanmak. Çıkarmak. Meydana çıkmak. Çıkış. Ortaya çıkmak.

Get a kick out of : Eğlenmek. Keyfini çıkarmak. Zevk almak. -den keyif almak. -den zevk almak. Hoşlanmak. Tarafından eğlendirilmek.

Kick a goal : Topa vurup gol atmak. Gol atmak.

Kick about : Sağa sola atmak (top). Dövmek.

Kick against : Karşı çıkmak. Başkaldırmak.

İngilizce Kick out Türkçe anlamı, Kick out eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Kick out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discharge : Boşalım. Deşarj etmek. İşten kovmak. Boşaltım. Akım. Boşaltma. İşten çıkarmak. Boşaltmak. Ateşlemek. Elektriksel erkili çevresinden yüksek olan yüklü bir cismin yük yitirmesi.

Give the sack : Sepetlemek. İlişiğini kesmek. Bohçasını koltuğuna vermek. İşten kovmak.

Bounces : Sepetlemek (argo terim). Zıplatmak. Dalmak. Sektirmek. Sıçramak. Sekmek. İşten çıkarmak. Zıplamak. Fırlamak.

Disemploys : İşten kovmak. İşten çıkarmak.

Discharging : Görevden almak. Boşaltılıyor. Deşarj. Atmak. İddiharın çözülmesi. Serbest bırakmak. Deşarj etmek. Boşalıyor.

Dismiss : Göndermek. İhraç etmek. Reddetmek (dava). İşten çıkarmak. Savmak. Affetmek. İşten atılma. Salıvermek. Azletmek.

Banishing : Sürmek. Düşünmemek. Kafasından atmak. Sürgüne göndermek. Sürmek (bir yerden atmak). Aklından çıkarmak. Uzaklaştırmak. Sürgün etmek.

Dismisses : Savmak. Bırakmak. Salıvermek. Kapı dışarı etmek. İşten kovmak. Görevden almak. İhraç etmek. Açığa çıkarmak. İşten çıkarmak. Göndermek.

Axing : Azaltmak. İptal etmek. Balta. Baltayla budamak. Kısmak. Balta ile kesmek. Sepetlemek. Baltalamak. Enstrüman.

Banished : Sürgün etmek. Kafasından atmak. Kovulmuş. Sürmek. Sürgüne gönderilmiş. Aklından çıkarmak. Sürgün yemiş.

Kick out synonyms : discharges, give somebody the chuck, drive away, boot out, disemploy, drive off, crap out, drive out, averted, beat off, banish, cashiered, axe, avert, disemploying, axed, dispels, boot, averts, give somebody the push, ax, cashiering, fire, fires, cashier, dispelled, can, disemployed, dispel, bounce, banishes, dismissing.