Kinetik nedir, Kinetik ne demek

Kinetik; bir fizik terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Hareketle ilgili, hareket sebebiyle oluşan
  • Kimyasal tepkimelerin hızlarını inceleyen bilim dalı.
  • Hareket olaylarını inceleyen bilim dalı.

Kimya'daki anlamı:

1.Hareket ile ilgili. 2.Cisimlerin hareketini etkileyen kuvvetler ile ilgili.

İngilizce'de Kinetik ne demek? Kinetik ingilizcesi nedir?:

kinetic

Osmanlıca Kinetik ne demek? Kinetik Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

harekî

Kinetik hakkında bilgiler

Hareketi ona neden olan ve o hareketten doğan kuvvetleri de göz önüne alarak inceler. Kinematik büyüklüklere (konum, deplasman, hız, ivme, zaman, yol, yörünge) ek olarak parçacığın kinetik incelemesinde kuvvet, kütle, katı cisimin kinetik incelenmesinde kuvvet, moment, ve kütle eylemsizlik momenti bağıntılar içerisinde yer alır. Kinetiği cisim üzerine etkiyen dengelenmiş kuvvetler ve/veya momentlerle onların yol açtığı hareket veya bu hareketteki değişimler arasındaki bağıntıları inceleyen mekanik dalı olarak da tanımlayabiliriz.

Termodinamik ile kimyasal bir tepkimenin yönü ve denge konumu hakkında bilgi edinmek mümkün olsa bile, hızı hakkında bilgi edinilemez. Bu nedenle, başlangıcından son buluncaya kadar bir kimyasal tepkimenin hızı ve bu hızın hangi şartlara ya da niceliklere bağlı olduğunun incelenmesi ve tepkime mekanizmasının irdelenmesine Kimyasal Kinetik adı verilir.

 

Kinetik anlamı, kısaca tanımı:

Hareket : Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Yola çıkma. Davranış, tutum.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Tepkime : Birbirini etkileyen maddeler arasında ortaya çıkan durum, reaksiyon, teamül.

İnce : İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Hafif, gücü az. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Ayrıntılı. Tiz (ses), pes karşıtı. Zayıf. Taneleri ufak, iri karşıtı.

Kinetik enerji : Bir cismin hareketini sağlayan veya hareket eden cisimlerde bulunan enerji.

Bilim : Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

 

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Doğan : Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).

Kuvvet : Dayanıklı olma durumu. Fiziksel güç, takat. Şiddet, zor, cebir. Güç. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Bir ülkenin silahlı gücü.

Kinematik : Cisimlerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu, sinematik.

Büyüklük : Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü. Ululuk. Büyük olma durumu.

Deplasman : Dış saha. Belirli bir durumda yüzen geminin teknesinin taşırdığı suyun ton olarak hacmi.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Kinetik kimyasal maddeler : Soğutucu olarak kullanılan gazlar.

Kinetik polarizasyon : Bir elektrokimyasal hücrede, elektrotların biri veya her ikisinin yüzeyindeki reaksiyonun yavaşlığından kaynaklanan doğrusal olmayan davranış.

Diğer dillerde Kinetik anlamı nedir?

İngilizce'de Kinetik ne demek? : [Kinetik] adj. kinetic

Fransızca'da Kinetik : cinétique

Almanca'da Kinetik : n. Kinetik

adj. kinetisch

Rusça'da Kinetik : n. кинетика (F)

adj. кинетический