Knock oneself out türkçesi Knock oneself out nedir

  • Gayret göstermek.
  • Çok çalışmak.
  • Gerekenden fazlasını yapmak (resmi olmayan).
  • Büyük çaba sarfetmek.

Knock oneself out ingilizcede ne demek, Knock oneself out nerede nasıl kullanılır?

Knock : Sertçe eleştirmek. Tartaklamak. Kapıyı vurmak. Çarpışmak. Kusur bulmak. Kapı çalmak. Kapıyı çalmak. Çalmak. Teklemek. Devirmek.

Oneself : Kendi kendini. Kendi kendine. Kendisi. Kendini. Kendine. Kendi. Bizzat.

Out : Dışarıda. Dışarı çıkarmak. Meydana çıkmak. Kovmak. Çıkarmak. Ortaya çıkmak. Dışarı. Bayılmak. Kendini belli etmek. Dışarı atmak.

Deck oneself out : Süslenmek. Giyinip kuşanmak. İki dirhem bir çekirdek olmak.

Lay oneself out : Kendini paralamak.

Wear oneself out : Yırtınmak. Didinmek. Parçalanmak.

Stretch oneself out : Gerinmek.

Sort oneself out : Kendine gelmek. Başının çaresine bakmak. Kendini toplamak.

Put oneself out : Elinden geleni yapmak. Tüm yolları denemek. Zahmete girmek.

Write oneself out : Yazma gücünü terketmek (yazar).

İngilizce Knock oneself out Türkçe anlamı, Knock oneself out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knock oneself out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bone up : Bir sınav öncesi çok çalışmak. Sınava çalışmak. İneklemek. Gözden geçirmek.

 

Break a sweat : Ter dökmek. Terlemeye başlamak. Çok çaba sarf etmek.

Cram : Tıka basa yemek. Sınav için çok çalışmak. Tıkamak. Sıkıştırmak. Tıka basa yedirmek. Ağzına kadar doldurmak. Tıkmak. Sınava çalışmak. Acele ile sınava hazırlanmak. Semirtmek.

Bust a gut : Tüm yolları denemek. Kahkahalara boğulmak. Kahkahayı basmak. Kıçını yırtmak. Elinden geleni yapmak. Bütün gücünü harcamak. Çok çaba harcamak. Büyük güç harcamak.

Crams : Semirtmek. Tıkınmak. Tıka basa yemek. İnekletmek. Tıkıştırmak. Sınava hazırlamak. Tıkmak. Sıkıştırmak. Sınava çalışmak. Tıka basa yedirmek.

Drum : Dümbelek. Davul şeklinde şey. Parmaklarıyla tempo tutmak. Kasnak. Dom. Bilişim, madencilik alanlarında kullanılır. Davul. Tekrar ede ede öğretmek. Davul çalmak.

Be hard at it : İşi başından aşkın olmak. Arı gibi çalışmak. Çok işi olmak. Çok meşgul olmak.

Hammer at : Çok ses yapmak. Çok gürültü yapmak. Devamlı girişimlerde bulunmak. Ter dökerek çalışmak. Dangır dungur ses çıkartmak. Korkunç gürültü çıkarmak. Harıl harıl çalışmak.

Mugs : Maymunluk etmek. Kupa. Fotoğrafını çekmek (emniyette). İneklemek. Surat. Komik mimikler yapmak. Saldırmak. Zevzeklik etmek. Enayi.

Bang away : (piyano veya klavye) tuşlarına basmak. Bir şeyi vurgulamak.

Knock oneself out synonyms : bone up on, mug, mugged, bone up on a subject, fall over oneself.