Kolcuk nedir, Kolcuk ne demek

Kolcuk; Fiziksel, Fizik, Kimya, Gitar alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Bir özdekten, eksenden bir noktaya olan uzaklıkla, o noktadaki kıvıl yük, kütle gibi bir niceliğin çarpımından elde edilen nicelik türü (ucay kolcuğu, mıknatıs kolcuğu, eylemsizlik kolcuğu gibi).

Gitar terimi olarak anlamı:

Gitarlardaki manyetik anahtarı gibi bazı elektronik devrelerdeki anahtarları yöneten küçük kol.

Kolcuk anlamı, kısaca tanımı

Kolcu : Bir şeyi korumak için bekleyen veya kol gezen görevli, muhafız. Hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse

Mıknatıs kolcuğu : Kuzey ve güney ucaylarda oluşan mıknatıscık; mıknatıs alanlarına kaynak olan noktasal mıknatıs.

Eylemsizlik : Eylemsiz olma durumu.

Elektronik : Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı. Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili.

Kıvıl yük : Artı ya da eksi olarak alınan, uzaklığın karesiyle ters orantılı biçimde birbirini itme ya da çekme gücü gösteren temel nicelik.

Manyetik : Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan. Yüzeyine manyetik kayıt yoluyla bilginin depolanabildiği mıknatıslanabilir kaplaması olan plak şekilli tabaka.

Eylemsiz : Eylemi olmayan.

Mıknatıs : Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. Çekiciliği, albenisi olan kimse. Demiri çekme özelliği taşıyan veya sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde.

 

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Bir nice : Bir hayli, birçok.

Eylemsi : Fiilimsi.

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili.

Nicelik : Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu, kemiyet, miktar, kantite. Bir şeyin eşit parçalara bölünebilen ve ölçülebilir olan yanları. Genellikle sayılabilen, toplamı doğrudan sayı olarak belirtilebilen genel özellik.

Anahtar : Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.

Çarpım : Çarpma işleminin sonucu olan sayı.

Nicel : Nicelik bakımından, nicelikle ilgili, kantitatif.

Özdek : İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.

 

Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.

Kıvıl : Ateşten sıçrayan küçük ateş parçaları, kıvılcım : Ocakdan kıvıl sıçradı.

Diğer dillerde Kolcuk anlamı nedir?

İngilizce'de Kolcuk ne demek ? : moment, toggle