Koraş nedir, Koraş ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yakın arkadaş (çocuklar arasında).

İçine yapılan küçük pencereli bir duvar ile bacasının daha iyi çekmesi sağlanmış olan ocak çeşidi ve bu duvarda bulunan küçük pencere. Bu tür ocaklarda ateş yakılacak yerin arkasından başlamak ve yükseldikçe öne doğru yaklaşmak üzere bir duvar yapılır. Duvarın üstü ocak bacasının ağzını tavan gibi kapatır. Bu duvarın yükselen yüzünün ortasında bırakılan bir küçük pencere baca boşluğuna açılır. Ocakta yakılan ateşin dumanı bu delikten bacaya geçer.

Koraş kısaca anlamı, tanımı

Kora : Başlıca belirtisi kısa, çabuk, değişken yapıda irade dışı hareketler olan bir hastalık. Olgunlaşmamış üzüm, koruk. Anahtar. Kilit. Kapı mandalı, sürgü. Çivi. Uzun konçlu çorap. Bir parça, bir süre : Haydi çocuklar bir kora daha uyuyun. Ev sıvandıktan sonra duvarın altına bir sıra çekilen renkli sıva. Eski. Boyunduruğu sabana bağlayan zincirin takıldığı yer. Karda açılan ince yol, iz. Tırpan. Kapı kilidi. Karda açılan ince yol

Koraşı : Konya ili, Tuzlukçu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Yaklaşmak : Arada az bir aralık kalacak biçimde ilerlemek, aradaki uzaklığı azaltmak veya büsbütün ortadan kaldırmak için ileri gitmek. Yakınlaşmak. Benzemek, andırmak, uygun olmak. Bir konuyu, bir sorunu ele alarak değerlendirmek.

 

Pencereli : Penceresi olan.

Başlamak : Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek. Bir işe girişmek, harekete geçmek.

Yükselen : Yükseklere çıkan, yücelen, ilerleyen. Giresun ilinde, Alucra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Konya ili, Sille nahiyesine bağlı bir yer. Sivas şehri, Akçakışla bucağına bağlı bir yer.

Yaklaşma : Yaklaşmak işi, iktiran.

Arkadaş : Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

Başlama : Başlamak işi.

Pencere : Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.

Ocaklar : Balıkesir ilinde, Erdek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Bırakı : Bırakılmış, terkedilmiş, eskimiş, beğenilmeyip atılmış, artık.

Pencer : Sebze. Pancar.

Açılır : Kapak. (Yalvaç Isparta).

Yüksel : “Yükseklere çık, yücel, başarı kazan, ilerle” anlamında kullanılan bir isim”. Afyon kenti, Dinar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Ateşin : Ateşli, coşkun. Ateş renginde olan.

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

 

Tavan : Bir yapının, kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan düz ve yatay yüzey, taban karşıtı. Bir şeyi değerlendirmede kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat. Çatı kiremidi.

İçine : İçin edatı.

Diğer dillerde Korasidyum anlamı nedir?

İngilizce'de Korasidyum ne demek ? : coracidium