Kordalılar nedir, Kordalılar ne demek

Kordalılar; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Sölomları iyi gelişmiş çok hücreli hayvanlar topluluğu

Biyoloji'deki anlamı:

Çok hücrelilerin (Metazoa), ikincil ağızlılar (Deuterostomia) filumundan, iki yanlı bakışımlı, sölomları iyi gelişmiş, hayatları boyunca ya da hayatlarının bir evresi boyunca bir sırt ipliği (korda), bir sırt sinir borusu ve solungaç yarıkları bulunan, gömlekliler (Tunicata), kafatassızlar (Acrania) ve omurgalılar (Vertebrata) dallarını içine alan, bazı sınıflandırmalara göre ise ilkel kordalılar (Prochordata) ve omurgalılar (Vertebrata) gruplarına ayrılan bir alt filum.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Chordata), (Lat. chorda = iplik) Çokgözeli hayvanların ikincil-ağızlılar (Deuterostomia) filumuna giren bir filumu. İki-yanlı bakışımlıdırlar. Sölomları iyi gelişmiştir. Hayatları boyunca ya da hayatlarının bir evresi boyunca bir korda (sırt ipliği), bir sırt sinir borusu ve solungaç yarıkları bulunur. Gömlekliler (Tunicata), kafatassızlar (Acrania), ve omurgalılar (Vertebrata) dallarını içine alır. Bazı sınıflandırmalara göre ise ilkel-kordalılar (Prochordata) ve omurgalılar (Vertebrata) gruplarına ayrılır.

İngilizce'de Kordalılar ne demek? Kordalılar ingilizcesi nedir?:

chordates

 

Fransızca'da Kordalılar ne demek?:

chordée

Kordalılar hakkında bilgiler

Kordalılar (Latince: Chordata), Sırt iplikliler veya Kordatlar olarak da bilinir, bazı gruplarda yaşamın belirli bir evresinde, bazı gruplarda ise bütün yaşam süresince vücuda desteklik yapan bir notokorda (sırt ipliği), yutak solungaç yarıklarına, sırt tarafında ortası boş sinir şeridine ve kuyruğa sahip hayvanlar.

Hayvanların en iyi bilinen grubudur. Yaklaşık 45.000 türü bulunmaktadır.

Kordalılar tanımı, anlamı:

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

Hücre : Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. Küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda.

Toplu : Bir arada, bütün, kombine. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Topu olan. Vücutça dolgun. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış.

İplik : Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.

Grup : Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Küme. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu.

 

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Evre : Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale.