Krispin nedir, Krispin ne demek

Krispin; Gösteri, Tiyatro alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Tiyatro'daki anlamı:

İtalyan Tulûat Tiyatrosunun etkisiyle ortaya çıkmış, Fransız tiyatrosunun bir tipi. Bu tip "Skaramuçiyo" dan esinlenerek ortaya çıkarılmıştır.

Teknik terim anlamı:

İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunun Scaramuccio tipinden esinlenilerek ortaya çıkarılmış olan Fransız halk tiyatrosu tipi.

Krispin kısaca anlamı, tanımı

Doğaçlama tiyatrosu : Bir betiğe dayanmadan, önceden saptanmış bir gelişim çizgisi üzerinde doğaçtan oynanan ve örgüsü önceden bilindiği için, oyuncuların bu örgüyü izleyip anlık buluşlarla geliştirdikleri oyunları içeren tiyatro

Doğaçlama tiyatro : Önceden yazılmış metne dayanmayan, taslağı önceden kararlaştırılmış olan halk tiyatrosu, tuluat tiyatrosu.

Tuluat tiyatrosu : Doğaçlama tiyatro.

Halk tiyatrosu : Geniş halk yığınlarına yönelen hem öğretici hem eğlendirici tiyatro. Kökeni tarihin derinliklerine dayanan, yaratıcısı, oyuncusu ve seyircisi halk olan geleneksel tiyatro türü. bk. büyü. Halk çoğunluğuna yönelen, yan öğretici, yarı eğlendirici tiyatro türü. Örn. Reşat Nuri Gültekin'in "Hülleci" si.

Skaramuçiyo : Commedia dell'Arte türünün asker tiplerinden biri. Kendini öven, korkak, yalancı, sarhoş bir tiptir. Commedia dell'arte türünde asker tiplerinden biri. Sarhoş, ama güzel sesi olan, şiire ve müziğe düşkün bir tiptir. Kendine soylu kişi görünümü vermeye çalışır, bunun için de gülünç olur.

 

Doğaçlama : Doğaçlamak işi, emprovizasyon. Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun, tuluat. Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi, doğaçtan, doğmaca, irticalen, emprovize.

Fransız : Fransa'da yaşayan bir halk ve bu halkın soyundan olan kimse.

İtalyan : İtalya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Tuluat : Doğaçlama.

Çıkmış : Kirli çamaşır. Kirli, yıkanacak giysi ve benzerleri nesnelerin tümü.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Doğaç : Sözü birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi söyleme, irtical.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

İtal : İthal.

Skar : Yara izi.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Tipi : Kar fırtınası.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Diğer dillerde Krispin anlamı nedir?

Fransızca'da Krispin nedir ? : crispine