Kromofob hücreler nedir, Kromofob hücreler ne demek
Kromofob hücreler; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Adenohipofizde hücre toplulukların ortasında bulunan, solgun boyanan, ince granüller içeren ve sitoplazmadan fakir hücre tipi, C hücreleri, hipofizin gama hücreleri. Bu hücreler köken hücreler olup farklılaşarak çeşitli hücrelere dönüşürler.
Kromofob hücreler anlamı, tanımı
Kromofob : Güçlükle boyanan veya boya almayan
Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
Krom : Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir element (simgesi Cr). Bu elementten yapılmış.
Hipofizin gama hücreleri : Kromofob hücreler.
Adenohipofiz : Hipofiz bezinin birçok hormonun salgılandığı sinirsel olmayan bez bölgesi. Birçok hormonun salgılandığı, iki loplu hipofiz bezinin sinirsel olmayan ön lobu. Hipofiz ön lobu.
C hücreleri : Kobayların pankreasının Langerhans adacıklarında görülen bir hücre tipi. Tiroit bezinde bulunan parafolikül hücreleri. Parafoliküler hücreler. Kobayların pankreas Langerhans adacıklarında bulunan, sitoplazmasında granül bulunmayan bir hücre tipi. Kromofob hücreler.
Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.
Topluluk : Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Vücudun dolgun olma durumu. Sanatçı grubu. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl.
Hipofiz : Beynin alt bölümünde bulunan, salgısını kana vererek fizyolojik olaylarda önemli rol oynayan sinirsel organ. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan ve adenokortikotropin, prolaktin, gonadotropinler, tiroit uyarıcı hormon, oksitosin, vazopressin gibi çok sayıda önemli hormonu salgılayan, bez yapısında olan adenohipofiz ile nöroendokrin yapıda olan nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan, büyüme ve üremede etkin çok sayıda önemli hormonu salgılayan, adenohipofiz ve nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Os sphenoidaledeki fossa hypophysialis içine yerleşmiş, organizmada birçok fizyoloik olayın düzenlenmesinde önemli etkinliğe sahip olan büyüme hormonu, adrenokortikotropik hormon, tiroit uyarıcı hormon, prolaktin, folikül uyarıcı hormon, lüteinleştirici hormon, antidiüretik hormon, oksitosin, melanosit uyarıcı hormon gibi hormonlar salgılayan, ön, ara ve arka üç ayrı loptan oluşan çok önemli bir iç salgı bezi, pitiüter bez, glandula pituitarya. Adenohipofiz veya distal bölüm adı verilen ön hipofiz lobu; ön lop, tuberal parça ve ara loptan oluşur. Nörohipofiz adını alan hipofiz arka lobu ise sinirsel kökenli hipotalamustan gelen miyelinsiz sinir telleriyle gliya hücrelerinden biçimlenir. Ara-beyinin ventralinde bulunan ve çok sayıda hormona sahip olan bir iç-salgı bezi olup ön ve ard olmak üzere 2 lop ile bir gövdeden yapılmıştır.
Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.
Granül : Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.
Solgun : Rengini, tazeliğini, canlılığını veya parlaklığını yitirmiş olan, solmuş.
Boyana : Boyna.
Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.
Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.
Dönüş : Dönme işi. Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Fakir : Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
Boyan : Meyan kökü.
Diğer dillerde Kromofob hücreler anlamı nedir?
İngilizce'de Kromofob hücreler ne demek ? : chromophobe cells

Bu kısımda Kromofob hücreler nedir? Kromofob hücreler ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kromofob hücreler tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kromofob hücreler hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.