Kubaşık nedir, Kubaşık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ortaklaşarak, yardımlaşarak iş yapma, imece : Kubaşıkla çift sürek.

Ortak : Bu bizim kubaşığın toprağı.

Yayla ve bağ komşusu.

Bir çobanın baktığı, birbirine katılmış birkaç sürü.

Kubaşık kısaca anlamı, tanımı

Kuba : Gurur, kibir. Yapışkan, killi toprak. İncir ağacı tomurcuğu. Kuş ve kümes hayvanlarının tüyden tepeliği

Kubaş : Balıkesir ili, Manyas belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kubaşık gitmek : İki sürü birlikte gitmek, otlamak.

Ortaklaşa : Ortak olarak, el birliğiyle, müştereken, kolektif. Ortak iş.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.

Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.

Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.

 

Yayla : Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, plato. Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri.

Katıl : Yapılarda kullanılan dört köşe kiriş. Tahta paravana. Paravana biçiminde vestiyer. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Duvar içine konmuş olan ağaç kuşaklar. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).

Komşu : Konutları yakın olan kimselerin birbirine göre aldıkları ad. Sınır ortaklığı bulunan, mücavir.

Çoban : Koyun ve keçi sürülerini otlatan kimse.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

İmece : Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi. Birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi.

Yardı : Ceza.

Topra : Torba.

Diğer dillerde Kuatriseps refleksi anlamı nedir?

İngilizce'de Kuatriseps refleksi ne demek ? : quadriceps reflex