Kulturs türkçesi Kulturs nedir

Kulturs ingilizcede ne demek, Kulturs nerede nasıl kullanılır?

Kultur : Ekin. Hars.

Kulturkampf : Kültür mücadelesi.

Yakult : Lactobacillus casei ile üretilen, kıvamı akışkan, meyve tadında fermente bir süt ürünü. Yakult. Lactobacillus casei bakterisinin özel bir cinsi ile yağsız süt ve şeker karışımının fermante edilmesiyle yapılan yoğurt benzeri içecek.

Kulak : Rus çiftlik sahibi. Toprak sahibi zengin çiftçi.

Kulaks : Rus çiftlik sahibi. Sovyet devrimi'nden önce rusya'daki zengin çiftçilere verilen isim. Toprak sahibi zengin çiftçi.

Kullback leibler information criterion : Klıc. Kullback leibler bilgi ölçütü.

Durukuli : Geceleri avlanan bir güney amerika maymunu.

Kuleshov effect : Sovyet yönetmeni ve kuramcısı lev kuleşov'un, kurgunun temel işlemlerini ve kurgu kuramının dayandığı ilkeleri ortaya koyan deneyleri. (bunlar, özellikle, çekimler arasındaki ilişkiyi ortaya koyan, çekimlerin şu ya da bu yolda sıralanışına göre çekimlerin ortaya çıkardığı bütünün başka başka anlamlar kazanabileceğini gösteren deneyler ile başka başka yerlerde ve zamanlarda çevrilmiş çekimlerle filmsel uzay ve zamanın yaratılabileceğini kanıtlayan deneylerdir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kuleşov deneyi.

 

Empty skull : Boş kafalı. Kuş beyinli. Beyinsiz. Boş kafatası. Aptal. Kafasız.

Alan pakula : Alan j. pakula (1928-1998). Sophie's choice (sophie'nin tercihi) ve pelikan dosyası filmlerinin yönetmeni abd'li film yönetmeni ve yazar.

İngilizce Kulturs Türkçe anlamı, Kulturs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kulturs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Civilization : Medenilik. Uygarlaşma. İnsanlığın elde ettiği uygulayımsal, düşünsel, sanatsal ve tinsel başarıların belli bir zaman noktasındaki düzeyi. belli bir toplumun özelliği olan uygulamalar, düşünceler, bilgiler, ürünler, tutum ve davranışlar düzeni, bk. ekin. Medeniyet. Medenileştirme. Modern toplum. Uygarlaştırma. Gelişmiş teknik kaynaklarla bilim ve sanatın yarattığı düşünsel başarılardan oluşan, büyük yayılma alanlı kültür düzeni, bk. eskil uygarlık, krş. kültür, halk kültürü. Uygarlık.

Counterculture : Karşıkültür. Karşıt kültür. Karşı kültür. Toplumun egemen değerlerine karşı çıkan insanların kültürü ve yaşam tarzı ( 1960'ların hippileri gibi).

Letters : Edebiyat. Yazın. Mektuplar. Harfler. Bilim.

Taste : Tat. Tat almak. Tat vermek. Tadını almak. Beğeni. Zevk. Lezzet. Tatmak. Tadımlık. Duyusal muayenelerde tatma sırasında algılanan, dokunma, sıcaklık ve acı gibi etkenlerle etkilenebilen, tada ve kokuya ilişkin duyguların karmaşık bileşimi.

Subculture : Alt kültür. Ulusal ya da toplumsal kültürleri oluşturan kültür birimlerinden her biri. bk. köylü kültürü, halk kültürü, seçkin kültürü, özdeksel kültür. krş. altbölük. Stok kültürden organizmayı alıp, taze besi yerine transfer ederek yapılan kültür. Hücrelerin belli bir yoğunlukta hücre içeren kültürlerde çoğalmalarını ve devamlılıklarını sağlamak amacıyla başka bir besi yerine aktarılması işlemi. Hücrelerin belli bir yoğunlukta hücre içeren kültürlerde çoğalmalarını ve devamlılıklarını sağlamak amacıyla başka bir besi yerine aktarılması işlemi. bitki doku ya da aşısının birbirini takip eden bölünmelerinden sonra besi yerinin belirli aralıklarla değiştirilmesi. pasaj. Altkültür. Subkültür.

 

Culture : Tarihsel toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün özdeksel ve tinsel değerler ile bunları yaratmada, kullanmada, sonraki kuşaklara iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların tümü. Bir toplumun tüm yaşam tasarımı ya da geçmişten aktardığı ve yeniden biçimleyerek geleceğe taşıdığı kalıt. Bakteri kültürü. Zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Terbiye. Bir halkın ya da bir toplumun özdeksel ve tinsel alanlarda oluşturduğu ürünlerin tümü : yiyecek, giyecek, barınak, korunak gibi temel gereksemelerin elde edilmesi için kullanılan her türlü araç gereç; uygulanan teknikler; düşünceler, beceriler, inançlar, geleneksel, dinsel, toplumsal, politik düzen ve kurumlar; düşünce, duyuş, tutum, davranış ve yaşama biçimlerinin topu. Laboratuvar ortamında mikroorganizmaların uygun besi yerlerinde çoğaltılması işlemi. uygun ortamda çoğaltılmış hücreler. mikrobiyolojide tek bir bakteriden çoğaltılmış bakteri popülasyonu. Ekim. Geliştirme.

Crops : Ekip biçme. Kesikler. Kısa kesilmiş saç. Kırpıntılar. Kursak. Ürün. Verim. Mahsulat. Mahsul.

Western civilization : Batı uygarlığı. Roma'da kurulan kültürün gelişmesi. Batı medeniyeti. Batı avrupa ve kuzey amerika'nın yaşam tarzı.

Cropper : Demirci makası. Ekinci. Betonarme demiri makası. Kırpma makinesi. Kursağını şişirebilen güvercin. Kırkma aleti. Çok fena düşüş. Ürün veren bitki. Yıkım.

Kulturs synonyms : helladic civilisation, mycenaean culture, mycenaean civilisation, minoan civilization, western culture, mass culture, paleo american culture, aegean civilisation, minoan civilisation, helladic civilization, paleo amerind culture, mycenaean civilization, helladic culture, aegean culture, indus civilization, paleo indian culture, aegean civilization, minoan culture, kultur, civilisation, croppers, perceptiveness, discernment, crop, corns, corn, appreciation, society.

Kulturs zıt anlamlı kelimeler, Kulturs kelime anlamı

Nondevelopment : Kalkınmama. Gelişmeme.

Imperfection : Kusurluluk. Noksan. Kusur. Düzgünsüzlük. Hata. Özürlülük. Eksiklik. Bozukluk. Ayıp.