Kurdamak nedir, Kurdamak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Karıştırmak, dokunmak, yoklamak.
[Bakınız: kurdanmak].
[Bakınız: kurdalamak].
İlişmek : Kızı kurdamış.
Oyalanmak, uğraşmak, az çalışmak.
Teknik terim anlamı:
Kurcalamak, karıştırmak.
Kurdamak anlamı, tanımı
Kurdam : İki taraflı baltanın nacak kısmı.
Kurdama : Kıpır kıpır, yaramaz.
Karıştırmak : Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.
Kurdalamak : Karıştırmak, dokunmak, yoklamak. Karıştırmak, kurcalamak, yoklamak.
Karıştırma : Karıştırmak işi.
Kurcalamak : Ellemek, karıştırarak bakmak. Sivri bir şey sokup karıştırarak zorlamak. Bir konuyu araştırmak, üstünde durmak, eşelemek. Meşgul ve rahatsız etmek. Karıştırıp azdırmak, tahriş etmek.
Kurdanmak : Kıvranmak, oynamak, kımıldamak. Barınmak : Kurdanacak bir yer bulalım. Oyalanmak, uğraşmak, az çalışmak.
Kurcalama : Kurcalamak işi.
Oyalanmak : Oyalama işine konu olmak. Vakit geçirmek. Boşuna zaman harcamak. Beklemek.
Karıştır : Karıştırmak.
Yoklamak : Dokunarak incelemek. Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak. Ziyaret veya sağlığını sormak amacıyla birine gitmek. Aramak, araştırmak. Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek. Ara sıra etkisini göstermek.
Uğraşmak : Bir iş üzerinde sürekli çalışmak. Birine kötü davranmak. Zamanını bir işe verme durumunda kalmak. Savaşmak. Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek.
Oyalanma : Oyalanmak işi.
Dokunmak : Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.
Çalışmak : Bir şeyi oluşturmak ya da ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Herhangi bir iş üzerinde olmak. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak.
Uğraşma : Uğraşmak işi.
Dokunma : Dokunmak (I) işi, temas. Dokunmak (II) işi.
Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.
İlişmek : Bir şeye hafifçe dokunmak, takılmak. Değinmek, sözünü etmek. Şaka etmek. Elini sürmek, dokunmak. Bir şeyin kenarına kısa bir süre için oturmak. Karışmak, rahat vermemek, müdahale etmek.
Diğer dillerde Kurban taşı anlamı nedir?
İngilizce'de Kurban taşı ne demek ? : altar


Bu kısımda Kurdamak nedir? Kurdamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kurdamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kurdamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.