Kuyruklular nedir, Kuyruklular ne demek

Kuyruklular; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Omurgalı hayvanlardan, amfibyumlar sınıfının, vücut ve kuyrukları uzun, bacakları zayıf, birçok semender türünü içine alan bir alt takımı, urodel

Zooloji alanındaki anlamı:

(Urodela), (Yun. oura = kuyruk, Yun.delos = görülebilir):Omurgalı hayvanlardan amfibyumlar (Amphibia) sınıfının bir takımı. Uzun vücutları ve uzun kuyrukları olan ve bacakları zayıf olan çeşitli semender türlerini içine alır. Semendergiller (Salamandridae), deniz-kızı-semendergiller (Sirenidae), küt-ağızlıgiller (Ambystomidae), mağara-semenderigiller (Proteidae), gizli-solungaçlıgiller (Cryptobranchidae), iki-soluklugiller (Amphiumidae) gibi familyaları vardır.

İngilizce'de Kuyruklular ne demek? Kuyruklular ingilizcesi nedir?:

tailed amphibians

Osmanlıca Kuyruklular ne demek? Kuyruklular Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

zâhir-üz-zeneb

Kuyruklular anlamı, tanımı:

Kuyruklu : Kuyruğu olan. Akrep.

Kuyruk : Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Başın arkasına toplanmış saç demeti. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Bu organa benzeyen uzantı. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi.

 

Püskül kuyruklular : Vücutları iki, üç tüysü uzantıyla sonuçlanan, kanatsız, ince, yumuşak, en bilinen türü gümüşçün olan böcekler takımı.

Omurga : Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi.

Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık.

Amfibyumlar : Kurbağa ve semenderleri içine alan iki yaşamlı omurgalılar sınıfı.

Sınıf : Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Derslik.

Vücut : İnsan veya hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Bacak : Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

 

Zayıf : Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Önemli, güvenilir olmayan. Başarısızlığı gösteren not. Çok az. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Görevini yapacak yeterli gücü olmayan.