Kıracak nedir, Kıracak ne demek

  • Nalbantların atın tırnağını kesmek için kullandıkları keskin demir alet

Yerel Türkçe anlamı:

Nalbantların hayvan tırnaklarını törpülemek için kullandıkları kalın dişli törpü.

Kıracak anlamı, tanımı:

Nalbant : Hayvanların ayağına nal çakan kimse.

Kesmek : Akımı durdurmak. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Kesici bir araçla yaralamak. Son vermek, gidermek. Ucunu almak. Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Uydurmak, yalan söylemek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Geçişi önlemek. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Para basmak. Susmak. Birini yermek, kötülemek. Bölmek, ayırmak. Ara vermek. Vahşice öldürmek. Belirtmek, kararlaştırmak. Azaltmak, güçleştirmek. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Dibinden ayırmak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Hasta organı ameliyatla almak. Düzgün parçalara ayırmak.

Keskin : Zampara. Hassas. Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Dikkatli. Çok kesici, iyi kesen. Kırıcı, incitici. Kıvrak. Etkili, sert. Tiz (ses).

 

Demir : Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Bu elementten yapılmış parça. Güçlü, kuvvetli, sert. Bu elementten yapılmış. Çıpa. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe).

Alet : Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri. Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne.

Kıracak ile ilgili Cümleler

  • Bu benim kalbimi kıracak!
  • Onlar hiç olgun değiller. Dişlerinizi kıracaksınız!
  • Kutunun üstüne oturma!Onu kıracaksın!
  • Bu fındıkları kıracak bir şeyin var mı?
  • İnsanların yüzüne nasıl bakcam la bilmiyorum ya onları kıracak şeyler düşünürsem?
  • Dikkatli olmazsan onu kıracaksın.

Diğer dillerde Kıracak anlamı nedir?

İngilizce'de Kıracak ne demek? : n. cracker

v. break, split, crack, hurt, offend, give offense, ruffle smb.'s feelings, breach, break down, bust, cut, dampen, fracture, lacerate, outrage, pique, rive, rupture, shatter, snap, snap off, stave in, sting, touch