Lülü nedir, Lülü ne demek

Lülü; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Uzun ağızlık, çubuk.

Çark işi olmayıp elle yapılan küçük su kabı.

Çocuğun erkeklik organı.

Lülü isminin anlamı, Lülü ne demek:

İnci. Lülü ismi; Arapça kökenli olup bir Kız ismidir.

Lülü kısaca anlamı, tanımı

Lülük : Musluk. İnce boru. Çaydanlık ve demliğin ağzı, ibriğin emziği. Huni biçiminde yapılmış kesekâğıdı. Çocuğun erkeklik organı. Domates. Dağın sivri yeri. Un ve bulgur karışımından yapılan hamurun, suda pişirilmiş nohut büyüklüğündeki parçaları üstüne, kıyma, soğan, domates salçası dökülerek yenilen bir çeşit yemek. İbrik. Tahta oluk. (Boğaz Susuz Kars)

Lülükler : Toprak ibrik.

Lülüt : Çitlembik ağacının meyvesi.

Lülüyh : Çaydanlık ve demliğin ağzı, ibriğin emziği.

Erkeklik organı : Erkeğin çiftleşme organı, kamış, sik, zeker, penis, fallus.

Erkeklik : Erkek olma durumu. Erkekçe davranış, yiğitlik, mertlik. Bir erkeğin fizyolojik görevini yerine getirme gücü.

Su kabı : Su koymaya yarayan kap.

Erkekli : Erkeği olan.

Ağızlık : Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

 

Ağızlı : Ağzı herhangi bir biçimde olan.

Erkek : Yetişkin adam, bay, er kişi. Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Çubuk : Körpe dal. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Kumaşta düz çizgi.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Çocu : Çocuğu.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Kabı : Kapı.

İnci : İstiridye gibi bazı kavkılı deniz hayvanlarının içerisinde oluşan, değerli, küçük, sert, sedef renginde süs tanesi. Yanlışlığı sebebiyle gülünç olan söz veya cümle. Bu tanelerden yapılmış. Bu tanelerden oluşan takı.

Diğer dillerde Lüksölçer anlamı nedir?

İngilizce'de Lüksölçer ne demek ? : luxmeter, illumination photometer, illumination meter