Lüminesans nedir, Lüminesans ne demek

Lüminesans; Kimya, Nükleer Enerji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Çeşitli fiziksel etkilerin altında oda sıcaklığında ışığın yayılması. Yüksek sıcaklıkta oluşan emisyonların dışında ışığın her türlü yayılışını ifade eden bir terim, fosforesans ve floresans buna dahildir.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: ışıldama].

Lüminesans tanımı, anlamı

Yüksek sıcaklık : Ak sıcaklık aralığındaki sıcaklık

Fosforesans : Bir maddenin sıcaklık artışı olmaksızın ısıtılması, ışığa maruz bırakılması veya bir elektrik boşalımına uğratılması neticesinde elektronik triplet seviyesinden daha düşük singlet seviyesine ışığın sürekli emisyonu. Floresanstan farkı ilk ışınlama ile son ışımanın eş zamanlı olmamasıdır.

Floresans : Florışı.

Floresan : Florışıl.

Fiziksel : Fizikle ilgili olan. Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki.

Sıcaklık : Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.

Işıldama : Işıldamak işi.

Yayılma : Yayılmak işi, intişar. Dağınık savaş düzeni. Organizmanın herhangi bir noktasında bulunan bir hastalığın veya kötü huylu urun organizmanın başka bir yerine sıçraması, metastaz. Işığın, bir kaynaktan çıkarak doğru çizgiler durumunda türlü yönlere dağılması.

 

Yayılış : Yayılma işi.

Etkiler : Bir filmin görüntülerinde, doğal kaynakların dışında elde edilmiş sonuçlar. Optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmiş, görüntüyle ilgili ya da gürültü, doğa sesleri gibi sesle ilgili sonuçlar. Benzer sonuçların televizyonda elektronik yöntemlerle gerçekleştirilenleri.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Emisyon : Çıkarma. Sürüm.

Yayılı : Yayılmış, serilmiş.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Fosfor : Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).

Terim : Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.

Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

 

Sıcak : Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Hamam.

İfade : Anlatım. Dışa vurum. Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama. Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin, mimiklerin bütünü. Deyiş, söyleyiş.

Diğer dillerde Lüminesans anlamı nedir?

İngilizce'de Lüminesans ne demek ? : luminescence