Lüp nedir, Lüp ne demek

Lüp; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimargo olarak kullanılır.

  • Emek vermeden ele geçirilen şey
  • Büyükçe bir şeyin birdenbire ve kolaylıkla yutulmasını anlatan ses.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sünnet ve evlenme törenlerinde verilen yemek.

Karşılıksız ve parasız elde edilen, beleş.

Lüp anlamı, kısaca tanımı

Lüp lüp atmak : Bir şeyi aç gözlülükle, çabuk çabuk yemek

Karşılıksız : Karşılığı olmayan. Karşılık verilmeyerek. Karşılık gerektirmeyen.

Kolaylıkla : Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan, kolayca.

Birdenbire : Ansızın.

Geçirilen : Mefrûgün leh.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Kolaylık : Kolay duruma getiren. Bir işi yapabilme durumu ya da imkânı. İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey. Kolay olma durumu.

Evlenme : Evlenmek işi, izdivaç.

Yutulma : Yutulmak işi.

Kolaylı : Özensiz yapılmış, gelişigüzel (iş için).

Büyükçe : Biraz büyük. Oldukça önemli.

Parasız : Parası olmayan. Para verilmeksizin, bedavadan, bedava. Para verilmeden elde edilen, bedava. Yoksul.

 

Geçiri : Vaktini geçirerek.

Sünnet : Hz. Muhammed'in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışları ve herhangi bir konuda söylemiş olduğu söz. Sünnet düğünü. Erkek çocukta, erkeklik organının ucundaki derinin çepeçevre kesilmesi.

Birden : Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

Anlat : Ekin demetlerini arabaya koymaya ve harmanı aktarmaya yarıyan, üç, dört, beş, yedi çatallı olabilen, uzun saplı aygıt, dirgen, yaba.

Birde : Birdenbire. Birden, aniden.

Sünne : Bağlarda yağmur sularının birikmesi için açılan çukur.

Diğer dillerde Lümpen proleterya anlamı nedir?

İngilizce'de Lümpen proleterya ne demek ? : lumpen proleteriat