Labirent nedir, Labirent ne demek
Labirent; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı.
- İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun

"Labirent" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bu labirentte yolumu kaybedip gitmem işten değildi." - Y. K. Karaosmanoğlu
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
İçinden çıkılamayacak kadar karışık koridorlu yapı.
Geometrik biçimlerle yapılmış, yollu, karışık süs.
İngilizce'de Labirent ne demek? Labirent ingilizcesi nedir?:
maze
Labirent tanımı, anlamı:
Çıkış : Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Çıkma işi. Yokuş. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Mezuniyet, okul bitirme. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Çıktı. Çıkış belgesi.
Kola : Kolalama. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek.
Karışık : Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Saf olmayan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Dolu. Karışmış. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan.
Koridor : İki devlet arasındaki dar toprak parçası. Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit, geçenek.
Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.
Sorun : Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem. Sıkıntı veren durum, dert.
Dolambaç : Dolanarak giden, dönerek uzanan yolun kıvrıntısı. İç kulak. Başlık.
Labirentodonlar : (Labyrinthodonta), (Yun. labyrinthos = labirent, Yun.odonto = diş) Amfibyumlardan zırhlıbaşlılar (Stegocephali) takımına giren ve karboniferde yaşayıp bugün soyu tükenmiş olan türleri kapsayan bir bölüm İri, yassı başlı, ağır vücutlu, semendere benzeyen hayvanlardı. İki yaşamlılardan (Amphibia) sınıfının, zırhlı başlılar (Stegocephali) takımından, eski devirlerde yaşamış ve bugün soyu tükenmiş, iri, yassı başlı, semendere benzeyen hayvanlar.
Labirent ile ilgili Cümleler
- Çocuk labirentten çıkış yolunu bulamadı.
- Sonunda kafa karıştırıcı labirentin çıkış yolumu buldum.
- Dün büyük bir labirente girdik.
- En sonunda kafa karıştıran labirentten dışarı çıkabildim.
- Labirentte kayboldum.
Diğer dillerde Labirent anlamı nedir?
İngilizce'de Labirent ne demek? : n. labyrinth, maze, meander
Fransızca'da Labirent : labyrinthe [le], dédale [le]
Almanca'da Labirent : n. Irrgarten, Labyrinth
Rusça'da Labirent : n. лабиринт (M)

Bu kısımda Labirent nedir? Labirent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Labirent tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Labirent hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.