Labour demand türkçesi Labour demand nedir
- Emek istemi.
- İktisat alanında kullanılır.
- Belirli bir dönemde emek istemini belirleyen diğer faktörler veri iken, değişik ücret düzeylerinde, firmaların çalıştırmak istedikleri emek süresi veya miktarı.
- Emek talebi.
Labour demand ingilizcede ne demek, Labour demand nerede nasıl kullanılır?
Labour : Lafı uzatmak. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Güçlükle hareket etmek. Çalışma. Doğurma. ä°şçi partisi üyesi. ä°şçi partisi'ne ilişkin. Doğum sancısı. Çabalamak. Emekle meydana getirmek.
Demand : Rağbet etmek. İstek. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İstemek. Hak iddia etmek. Talep. Talep etmek. Gerektirmek. Kişinin alıcının mal isteminde bulunması. sataktan mal alımı için yapılan isteklerin tümü. Emretmek.
Labour demand curve : Belirli bir dönemde emek istemini belirleyen diğer faktörler veri iken, firmaların değişik ücret düzeyleri ile çalıştırmak istedikleri emek süre veya miktar bileşimlerinin geometrik yeri. Emek istem eğrisi.
Excess labour demand : Emek sunum açığı. Ücretlerin denge düzeyinin altında olması nedeniyle sunulan emek miktarının istem miktarından az olması. krş. emek sunum fazlası.
Negative excess labour demand : Ücretlerin denge düzeyinin üstünde olması nedeniyle sunulan emek miktarının istem miktarından fazla olması. krş. emek sunum açığı. Emek sunum fazlası.
Price elasticity of labour demand : Emek istem esnekliği. Emek faktörünün istem miktarındaki oransal değişmenin ücretteki oransal değişmeye oranını gösteren katsayı, diğer bir deyiş ücretlerde ortaya çıkan oransal değişmeye emek isteminin gösterdiği duyarlılık.
İngilizce Labour demand Türkçe anlamı, Labour demand eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Labour demand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Labour demand synonyms : a change in demand, a shift in supply, demand for labor, a change in individual demand, demand for labour, ability to pay approach, ability rent, a shift in individual demand.

Bu kısımda Labour demand kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Labour demand ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Labour demand anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Labour demand ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.