Lampion türkçesi Lampion nedir

  • Kandil.
  • Eskiden binek arabalarında ışık olarak kullanılan küçük gaz lambası.
  • Fener.
  • İdare lambası.
  • Kağıt fener.

Lampion ingilizcede ne demek, Lampion nerede nasıl kullanılır?

Lamping : Eğimli yer. Bayır. Meyil. Parlak. Işıltılı. Eğim. Yamaç. Yokuş.

Ball and socket clamping screw : Bilya başlı mafsal sıkıştırma vidası.

Clamping : Bağlama. Kenetleme. Tutturma. Sıkma. Kenetleyen. Saplantı. Kasma. Sıkıştırmak. Kasmak. Kelepçeleme.

Clamping circuit : Bloke devresi. Kaskı devresi. Kenetleme devresi.

Clamping diode : Kaskı diyodu. Kenetleyici diyot.

Elamping : Parlama. Parlak.

Lamp glass : Lamba camı. Fanus. Lamba şişesi.

Lamp bracket : Tavan lambası iç kısmı. Fener braketi.

Lamp cabin : Isıtaçevi.

Clamping ring : Sıkıştırma halkası. Gerdirme bileziği. Kelepçe halkası.

İngilizce Lampion Türkçe anlamı, Lampion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lampion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beacons : Yol gösteren sinyal. Trafik lambası. Radyofar. İşaret kulesi. Uyarı ışığı. İşaret ateşi.

Competitor : Rekabet eden. Yarışçı. Yarışmacı. I.a.a.f. yönetmeliği kurallarına uygun olarak tek başına, takımca ya da takım içinde yarışlara katılan atlet. Rakip. Müsabık. Rekabette bulunan.

 

Lamps : Aydınlatma. Ampul. Lamba. Işık. Lambalar. Far.

Champ : Çiğnemek. Şampiyon. Gevelemek. Hart hurt yemek. Isırmak. Missouri eyaletinde yerleşim yeri.

Endorse : Aktarmak. “destek” anlaşması yapmak. Tecimsel belgitlerden doğacak hakları bir başkasına geçirmek. Gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Desteklemek.

Headlight : Ön far. Far. Pupa feneri. Görüş koşullarının uygunsuz olduğu durumlarda taşıtın önünü aydınlatan ışıtaç. Sonuçlanmak. Projektör. Araba farı. Önışıtaç. Ön ışıtaç.

Title holder : Hak sahibi. Mülkiyet sahibi. Ünvan sahibi.

Lamp : Çırağ. Elektriksel ya da kimyasal erkeyi ısıya dönüştürerek ışık veren aygıt. Vurmak. Ampul. Işıtaç. Sinema ve televizyon çalışmalarının çeşitli aşamalarında, özellikle aydınlatmada, yapma ışık kaynağı olarak kullanılan ve değişik yapıda, boyda, güçte çeşitleri olan aygıt. (genellikle, havası boşaltılmış ya da içinde özel bir gaz bulunan camdan bir kap içinde bir telin elektrik akımıyla akkor duruma geçirilmesiyle çalışır). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Lamba. Far.

Back : Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Sırt. Önce. Vazgeçmek. Geriye. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Arkaya. Ciro etmek. Geri. Geride.

Beacon light : Geçmekte olan deniz araçlarına uyarı amaçlı olarak ışık gösteren kule. İşaret kulesi. İşaret ışığı. Parıldak.

Lampion synonyms : plunk for, plump for, support, night light, flambeaux, rival, defend, flambeaus, record breaker, lanterns, competition, bougie, candles, cressets, lantern, beacon, indorse, cresset, candle, record holder, chinese lantern, challenger, glims, oil lamp, flambeau, contender, glim.

 

Lampion zıt anlamlı kelimeler, Lampion kelime anlamı

Worst : Alt etmek. En kötü biçimde. En fena. En kötü. Yenmek. Yün iplik. En kötü şekilde. En kötüsü. En kötü şey.