Lamps türkçesi Lamps nedir

Lamps ile ilgili cümleler

English: I don't like big desk lamps.
Turkish: Ben büyük masa lambalarını sevmiyorum.

English: Have you ever switched on all the lamps of your house?
Turkish: Sen hiç evinin bütün lambalarını açtın mı?

English: The street lamps don't give enough light.
Turkish: Sokak lambaları yeterli ışık vermez.

English: Do you sell desk lamps here?
Turkish: Burada masa lambaları satıyor musunuz?

English: Signal lamps are used to transmit Morse code.
Turkish: Sinyal lambaları mors alfabesini iletmek için kullanılır.

Lamps ingilizcede ne demek, Lamps nerede nasıl kullanılır?

Lampshade : Lamba siperi. Abajur.

Lampshades : Lamba siperi. Abajur.

Bedlamps : Yatak lambası.

Clamps : Ambar (yeraltı). Yığın. Kenet. Küme. Mengene. Kıskaç. Kelepçe.

Eclampsia : Küçük boy köpek ırklarında doğum öncesi veya doğumdan sonra laktasyonun ilk 2- haftasında, kanda kalsiyum seviyesinin düşmesine bağlı olarak biçimlenen, vücut sıcaklığının yükselmesi, hızlı nabız ve tetani semptomlarıyla seyreden hastalık, puerperal tetani. kısraklarda tipik olmayan laktasyon tetanisi. kan kalsiyum ve magnezyum seviyelerinin düşmesine bağlı olarak erken doğum sonrası veya sütten kesilme dönemlerinde; daha çok aşırı yorulma ve uzun süren nakiller sonucu biçimlenen akut seyirli, tedavi edilmezse 24 saatte ölüme neden olabilen metabolik bir hastalık. Gebelik toksemisi. Hamilelerde plasentadan gelen zehirlerle meydana gelen bilinç kaybı rahatsızlığı. Hamile kadınlarda plasentadan gelen zehirlerle meydana gelen bilinç kaybı rahatsızlığı. Havale. Ekslampsi. (tıp veya medikal terimi) gebelik toksemisi. Ekiampsi. Loğusa humması.

 

Lamp base : Duy. Lamba tabanı.

Sunlamps : Ultraviyole lambası. Morötesi ışınlar veren elektrik lambası.

Lamp holder : Lamba duyu. Duy. Işıtacın vidalandığı ya da geçirildiği elektrik bağlantısını sağlamaya yarayan parça.

Lamp black : Lamba isi. Karbon karası. İs. Gaz ya da yağların tam yakılmamaları sonucu elde edilen, karbonca zengin, kara renkli, mikron büyüklüğündeki tanecikler. (boyarözdek ve dolgu olarak kullanılır.).

Lamp glass : Lamba camı. Lamba şişesi. Fanus.

İngilizce Lamps Türkçe anlamı, Lamps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lamps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Headlamp : Silyon feneri. Farlar. Ön far. Araba farı. Baş lambası. Önışıtaç. Kafa lambası. Baş feneri. Görüş koşullarının uygunsuz olduğu durumlarda taşıtın önünü aydınlatan ışıtaç.

 

Elucidation : Açıklama. Şerh. Aydınlığa kavuşturma. İzah.

Beacon : İşaret kulesi. Trafik lambası. Alandaki işaret ışıkları. Deniz feneri. Uyarı ışığı. Yol gösterici. İşaret koymak. İşaret ateşi. Yol göstermek.

Lampshade : Lamba siperi. Abajur.

Clarification : Arıtma. Açıklama. Belirtme. Berraklaştırma. Açıklığa kavuşturma. Durultma. Açıklık kazanma. Açılma. Açıklığa kavuşma.

Eyeshadow : Göz farı.

Clarifying : Temizleme. Berraklaşmak. Süzmek. Açıklamak. Aydınlığa kavuşturmak. Temizlenmek. Durulmak. Arıtmak. Durultma. Aydınlanmak.

Clarifications : Açılma. Arıtma. Açıklığa kavuşma. Durulma. Açıklık kazanma. Berraklaştırma. Açıklama. Durultma. Temizleme.

Photoing : Işıl. Spermaya ait. Fotograf. Foto. Resim. Fotoğraf. Resim vermek. Fotoğraflamak.

Kerosene lamp : Gaz lambası.

Lamps synonyms : kerosine lamp, neon induction lamp, article of furniture, tornado lantern, source of illumination, storm lamp, sodium vapor lamp, hurricane lantern, piece of furniture, aladdin's lamp, spot, lampion, elucidating, knocker, mortise, enlightenments, mortice, flambeaus, enucleate, mortised, hurricane lamp, wicks, enlightening, elucidations, lantern, calcium light, taper, street lamp, ampules, tail lamp, bulb, gleam, electric socket.