Clamps türkçesi Clamps nedir

Clamps ingilizcede ne demek, Clamps nerede nasıl kullanılır?

Eclampsia : Ekslampsi. Eklampsi. Küçük boy köpek ırklarında doğum öncesi veya doğumdan sonra laktasyonun ilk 2- haftasında, kanda kalsiyum seviyesinin düşmesine bağlı olarak biçimlenen, vücut sıcaklığının yükselmesi, hızlı nabız ve tetani semptomlarıyla seyreden hastalık, puerperal tetani. kısraklarda tipik olmayan laktasyon tetanisi. kan kalsiyum ve magnezyum seviyelerinin düşmesine bağlı olarak erken doğum sonrası veya sütten kesilme dönemlerinde; daha çok aşırı yorulma ve uzun süren nakiller sonucu biçimlenen akut seyirli, tedavi edilmezse 24 saatte ölüme neden olabilen metabolik bir hastalık. (tıp veya medikal terimi) gebelik toksemisi. Hamilelerde plasentadan gelen zehirlerle meydana gelen bilinç kaybı rahatsızlığı. Hamile kadınlarda plasentadan gelen zehirlerle meydana gelen bilinç kaybı rahatsızlığı. Ekiampsi. Havale. Gebelik toksemisi.

Unclamps : Kelepçesini açmak. Kıskacını açmak. Mengenesini açmak.

Clamp bolt : Sıkıştırma vidası. Kaskı civatası. Kelepçe cıvatası. Kelepçe civatası. Sıkıştırma eksantriği.

Clamp down : Aman vermemek. Sıkıştırmak. (yolsuzlukların) üzerine gitmek. Daha duyarlı davranmak. Göz açtırmamak. Üzerine gitmek.

 

Clamp down on : Sınırlamalar getirmek. Sınır koymak. Bir tür faaliyete sınırlamalar koymak (genellikle yasaklanmış bir faaliyet). Menetmek. İşe el koymak. Aman vermemek. Fiziksel olarak baskı yapmak. Daha sıkı olmak. Otoritesini kurmak. Yasakları uygulamaya koymak.

Clamp hanger : Kelepçe biçiminde boru askısı. Kelepçeli boru askısı.

Clamp up : Dilini tutmak. Tutmak.

Clamp together : Kenetlemek.

Clamp on : Kenetlenme.

Clamp the lid on something : Engellemek. Yasaklamak. Yasak etmek.

İngilizce Clamps Türkçe anlamı, Clamps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clamps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crampoon : Çivi. Tırmanma demiri. Krampon.

Chainette : Kimi trypanorhyncha’ların dokunaçları üzerinde bulunan externo-lateral uzunlamasına sıralar halinde çengeller.

Paradigm : Örnekçe. Numune-i imtisal. Dizi. Çekim örneği. Numune. Paradigma. Örnek. Paradizm. Kip.

Batches : Parça. Bir defada alınan miktar. Grup. Bir fırın ekmek.

Bracelet : Bilezik.

Chelates : Şelat. Kelat. Kıskaçlamak. Çelat. (kimya) organik çemberlerden ve metalik iyonlardan oluşan (kandaki hemoglobin, bitkilerdeki klorofil, vb. gibi.).

Combination sleep coint : Bir şeyi tutmaya, sıkıştırmaya, bükmeye yarayan her tür araç, gereç.

Agglomerations : Toplama. Yığışım. Yığılma. Halter. Toplanma. Bir araya toplama. Yığma. Yığışma. Bağlantı noktası.

Batch : Yaprak. Bir pişimde pişirilenler. Komşu. Toplu iş. Bir fırın ekmek. Kuru gereç karışımı. Grup. Parça. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sarmak.

 

Bulks : Cüsse. Şişmek. Çoğunluk. Toplu. Genişlemek. Eşya. Hacim. Geniş vücut. Şişirmek.

Clamps synonyms : histocompatibility complex, superphylum, brass family, woodwind family, violin family, substitution class, category, grippers, barnacles, sex, cramp iron, nail puller, cleating, cuffs, collection, crampiron, banks, clamp, clammed, declension, family, manacle, clip of cartridges, budgets, denomination, cloud, darbies, cuff, chelas, handlock, clumped, bulk, syntactic category.

Clamps zıt anlamlı kelimeler, Clamps kelime anlamı

Unfasten : Açılmak. Çözülmek. Gevşetmek. Koyuvermek. Çözmek. Gevşemek. Açmak.