Lavanta nedir, Lavanta ne demek

Lavanta; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Lavanta çiçeğinden yapılmış olan ispirtolu esans

"Lavanta" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bu el hafiften benzin, tütün ve bayıltıcı bir lavanta kokuyordu." - N. Hikmet

Biyoloji'deki anlamı:

Ballıbabagiller (Labiatae) familyasından, çok yıllık, tabanda çalımsı, siyahımsı mor renkli çiçekleri olan, hoş kokulu, batı Akdeniz kökenli bir tür.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: lavanta çiçeği]

İngilizce'de Lavanta ne demek? Lavanta ingilizcesi nedir?:

lavender

Lavanta hakkında bilgiler

Lavanta, ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasından Lavandula cinsini oluşturan Akdeniz kökenli bitki türlerinin ortak adı.

Atlas Okyanusu adalarından Akdeniz çevresi ülkelerine ve Hindistana kadar uzanan geniş bir alanda yetişen, lavanta cinsi üyeleri, çalı görünümlü, toplu başak biçiminde mavi, morumsu ya da kırmızı çiçekler açan bitkilerdir. Lavanta, dağlarda, 1000-1800 m arasında yüksekliklerde yetişir.

Kurutularak dolaplara konan çiçekleri giysileri böceklerden korur. Yaklaşık 500 metrede yetişen İngiliz lavantası (Lavandula angustifolia) türünden boyacılıkta kullanılan esans elde edilir. Batı Anadolunun maki bölgelerinde yetişen karabaş otu (Lavandula stoechas) çiçeklerinden ağrı kesici, balgam söktürücü olarak yararlanılır.

 

Lavanta ile ilgili Cümleler

  • Lavanta benim gözde bitkimdir.
  • Bu yeni koltuk lavanta-mavisi.
  • Orada vahşi lavantanın dışında hiçbir şey yetişmiyordu.

Lavanta kısaca anlamı, tanımı:

Lava : Herhangi bir yere yanaşmış filikanın kürek çekmeksizin ilerlemesi için verilen buyruk.

Esans : Bitkilerden türlü yollarla çıkarılan veya kimyasal yöntemlerle yapılan, kokulu ve uçucu sıvı.

Lavanta çiçeği : Ballıbabagillerden, mavi veya mor renkli çiçekleri koku sanayisinde kullanılan bir bitki (Lavandula angustifolia).

Lavanta mavisi : Bu renkte olan. Lavanta rengindeki mavi.

Lavantacı : Gezici olarak esans satan kimse. Lavanta yapan kimse.

Lavantalık : Lavanta kokusunu koymaya yarayan şişe.

İspirtolu : İspirtosu olan.

Ballıbaba : Ballıbabagillerden, beyaz çiçekli ve çok yıllık otsu bir bitki, ballık (Lamiumalbum).

Familya : Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile. Karı, eş.

Cins : Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Tür, çeşit. Garip, tuhaf. Soy, kök, asıl.

Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Köken : Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

 

Lavanta : Lavanta çiçeğinden yapılmış olan ispirtolu esans.

Lavantacılık : Lavanta yapma ve satma işi.

Lavantalı : İçinde lavanta bulunan. İlgili cümle: "“Dünyada varlıklı olanların yolcularını lavantalı mendillerle, uzun boylu selamlamalarına bol bol boş vakitleri olur.”" Halikarnas Balıkçısı.

Lavantasız : İçinde lavanta olmayan.

Diğer dillerde Lavanta anlamı nedir?

İngilizce'de Lavanta ne demek? : n. lavender

Fransızca'da Lavanta : parfum [le]

Almanca'da Lavanta : Lavendel m

Rusça'da Lavanta : n. духи (PL), лаванда (F)