Legit türkçesi Legit nedir

Legit ile ilgili cümleler

English: It's a legitimate business.
Turkish: Bu yasal bir iş.

English: I won't divorce you unless you give me a legitimate reason.
Turkish: Haklı bir sebep söylemezsen seni boşamayacağım.

English: That seems legit to me.
Turkish: O bana yasal görünüyor.

English: That's a legitimate question.
Turkish: Bu meşru bir soru.

English: That was legit.
Turkish: O yasaldı.

Legit ingilizcede ne demek, Legit nerede nasıl kullanılır?

Legitim : Bir vasiyete göre hak talep edilebilen mirasın bir kısmı (roma hukuku). Ölen kişinin çocuklarının ya da yakınlarının mirasla kalan mülkün bir bölümünden hak talep etmesi.

Legitimacies : Mantıklılık. Meşruiyet. Nesebin tashihi. Yasallık. Soydan geçme. Meşruluk. Yerindelik. Haklılık. Geçerlik. Kanuni olma.

Legitimacy : Yerindelik. Yasallık. Yasaya uygunluk. Meşruluk. Geçerlik. Kanuni olma. Nesebin tashihi. Bir davranış biçiminin, bir toplumsal yerin ya da değerin; bir kümenin ya da bir bireyin erk isteminin toplumsal çevrece haklı sayılması. Yasalara uygunluk. Meşruiyet.

Legitimacy of the state : Bir ülkenin yasallığı. Devletin meşruiyeti.

Legitimate : Yasal. Nesebini tashih etmek (çocuğun). Yerinde. Akla uygun. Mazur göstermek. Meşru doğmuş. Meşru kılmak. Yasal hale getirmek. Akla yatkın.

 

Legitimate purpose : Mantıklı amaç. Hak verilebilir amaç. Uygun niyet.

Legitimate drama : Canlı oyun.

Legitimate key : Kurallara uygun anahtar.

Legitimate request : Kabul edilebilir talep. Haklı talep.

Legitimate claim : Kanuni hak. Yasal hak.

İngilizce Legit Türkçe anlamı, Legit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Legit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canonicals : Kilise kanununa göre belirlenen. Kuralsal. Helal. Din adamı cüppesi. Kabul edilmiş. Standart. Kilise hukukuna ait. Kurallara uygun. Kanuni.

Above board : Doğru. Açık ve dürüst. Dürüst. Hilesiz. Gizlisi saklısı olmayan. Açıkça. Dürüstçe. Açık. Kanunlara uygun.

Walk : Yürütmek. Yürüyüş yeri. Dolaşmak. Yürüyüş. Adımlamak. Yürüyerek gitmek. Dolaştırmak. Gezinti. Üzerinde yürümek. Yürümek.

Hoof it : Dans etmek. Yaya gitmek.

Canonic : Doğal. Kanonik. Kanuni. Hristiyan kilisesi kuralları ile alakalı. Kilise kanunlarına göre belirlenen. Genel biçim.

Juridic : Hukuki. Adli.

Canonical : Kutsal kitapta geçen. Kanuni. Kuralsal. Kabul edilmiş. Standart. Kurallara uygun. Helal. Kilise kanununa göre belirlenen. Doğal.

Congeable : Kanuni caiz. Kanunen izin verilmiş olan.

Trued : Gerçek. Som. Geçerli. Safi. Düzeltmek. Doğru. İçten. Doğrultmak. Hakiki.

Legit synonyms : legitimate drama, constitutionals, competent, legitimate, foot, statutory, rightful, constitutional, dejure, aboveboard, true, de jure, trueing, legals, juristical, legal, licit, hoof, clean, jural, lawful, juristic, legits, cleanest, juridical.

Legit zıt anlamlı kelimeler, Legit kelime anlamı

Ride : Binmek. Taşımak (omuzunda vb). Arabaya binmek (sürmeden). Gezinti. Havada kalmak. Sürüklenmek. Kafa bulmak. Bindirmek. Kullanmak. Sataşmak.